Kitaplar

Bir Varmış

Neşeli bir göç öyküsü.
Darbeler ve hukuk. Tabii bsının önemi. Göç ve tekrar göç.
Hukuk ruhun gıdasıdır. Adalet mutluluk hormonudur. Adaletsiz toplum ve idare insanı mutsuz eder. Adalet ise kul işidir. Eğitim gibi çalışmak ve yatırım ile ilgilidir

Urla Felsefe Günleri -I-

​Köklü bir geçmişe sahip olan Urla’mızda kültür, sanat ve felsefe alanında yaşanan gelişmeler mutluluk vermektedir. Urla’nın sahip olduğu kültürel zenginlikleri daha çok kişi ile buluşturması ve doğal güzellikleri yanında Kültür ve sanatla anılmasında bu tür anlamlı etkinliklerinin katkısı kuşkusuz büyüktür. Birbirinden değişik yaşamların ve fikirlerin bir araya geldiği Urla’da yapılan etkinliklerin özellikle gençlerin fikirle-rini daha iyi ifade edebileceği ortamların oluşmasında katkı sağladığı bir gerçektir. Bu yıl III.’sü düzenlenen Urla Felsefe Günlerine olan yoğun ilginin bir parçası olmaktan mutluluk duymaktayım. Urla’nın sadece Yarımada’nın ve İzmir’in değil Türkiye’nin cazibe merkezi haline gelmesi adına yapılacak her türlü organizasyona gereken desteği verme azim ve kararlığın-dayız.

Urla Felsefe Günleri -II-

Evrime İnanmak

Evrimin pratik yararı var mı? Ne işe yarar? Bu sorunun cevabını bu küçük kitabın içinde veya buradan yola çıkarak okurken, düşünürken, umarım siz bulacaksınız. Peşinen söyleyeyim, evrim gözlüğü ile baktığınızda doğa olaylarını ve doğa olaylarından kaynaklanan birçok sosyal olayı anlamak imkânınız var. Evrimi reddedince, bu ezbere dayalı bilgi haline gelebiliyor. Evrim kuramını ve felsefesini anlamadan insan çok iyi bir tamirci veya hatta hekim olabilir. Bilgi daha çok ezbere dayalı olur. Doğa bilimlerinde ise, evrimi kavramadan yaratıcı bir araştırmacı olamazsınız.

Bias is Beautiful

In our world today, a scarcity of fossil fuels and drinking water is becoming increasingly evident. “Global warming” is now part of our everyday vocabulary. People are living longer with fewer young people to support them. Job creation has not kept pace with population growth. Because of technological developments, more and more people are jobless. Violence is our next-door neighbor, wherever we live. We are at war with our planet and with ourselves. The twenty-first century seems to be a century where haves and have-nots, young and old, and humans and the rest of the earth will have to find ways to coexist peacefully …

Önyargılar Güzeldir Ortak Akıl için Kuğu Şarkısı

​”Sü rekli degişim “, kişinin, ancak birkaç on yıl sonra fark edebildiği bir olgu. Genç bir adamken herhalde “şık” olduğuna inanarak içtiğim pipoyu, yıllar önce bıraktım. Yirmi birinci yüzyılda tabii artık herhangi bir laboratuvarda pipo veya sigara içilmez. En geri laboratuvarda dahi, insanı dövmeseler bile en azından kovalarlar! O zamanlar, hem tütünden geçen virüsleri fazla bilmiyorduk hem de tütünün genel sağlık üzerindeki zararlarını bugünkü kadar anlayamamıştık. Sabit kalan tek şey her şeyin değiştiği!

Görgü – Beraber Yaşamın Değişen Kuralları

Görgü her kişide bolca olan ama “diğerlerinde” az olan bir şeydir. Bazı satır arası sırlar vardır ki, okudukça-yaşadıkça-öğrendikçe, sanki başkanlarını dinlemeyi öğretir. Diğerlerini fark edebilmek önemli bir aşamadır. İlişkilerde ve iş hayatında başarılı olma yolunu açabilir.
Yavuz Donat Sabah: “Kural Kimin Umurunda” diye yazdı:
“Beraber Yaşamanın Değişen Kuralları.” Eğlendirici ve düşündürücü. Kitapta “sidik yarışı… Benim babam senin babanı döver” bölümü de var…(Tabii benim liderim, seninkini döver.)” Özür dilemenin siyasette de bir “erdem olduğunu” anlatan bölümü de.
Kenan Molla Akhisarhaber: “bir kilo pirzola yemiş kadar güleceksiniz”.
Mutlu Tuncer Urla Postası :” Okuyunuz, ciğdem yemekten çok daha faydalıdır”

Keçi ve Zina

Keçi, süt veren, çok verimli olmayan bir yaratık. Fransa’da keçi sütünden yapılan peynir nefistir. Teke, keçinin erkeği. Teke gibi kokmak diye bir tabir vardır. Oğlak, keçinin yavrusu. Eti güzeldir. Keçinin ve tekenin eti hafif ekşimtırak ve serttir. Keçiler özellikle ormanlara zararlıdır. Keçi yünü makbuldür. Bir de keçiboynuzu vardır. Bu cümleler keçilerin normal olarak yaptığı çağrışımlar. Bu cümleler ile bir insanın bir insanı öldürmesi, o insanın yakınlarının kan davası gütmeleri, kitlesel tepkiler… Birbirinden çok uzakmış gibi görünen öğeler. Türkiye’nin doğusu ve batı arasındaki kültürel farklar, cinsel bunalım ve gurbette çalışan insanın problemleri. Hoşgörü. Nefret. İki insanın ölümü ile somuçlanan bir keçi hikâyesi. Tüm problemleri daha “insanca” bir şekilde 15 yansıtmak mümkün mü? Acaba bütün bu olaylara sebep olan keçiye ne olmuş?