Alamancı Özgeçmiş

ALAMANCI ÖZGEÇMİŞ

Babam 1920’li ve 30’lu yıllarda Berlin ve Breslau’da eğitim görmüş- Almanya’da enflasyonun en cafcaflı döneminde… Yani bir Türk lirası birkaç milyon Alman markı ederken… O zaman doktorasının yanı sıra amatör boksörlük yapmış. Nadir Türk öğrencilerinden biri imiş Almanya’da. Köken olarak İstanbul’un Anadolu yakasından…

Erenköy’de, babasının köşkünde oğul gelince binsin diye bir yandan atlar beslenirken paşa gibi öğrencilik dönemi geçirmiş. Bulgaristan’dan Bursa’ya yerleşen ana tarafım ise ailede hep daha baskın taraf idi. Ama o başka bir hikâye.

Babam yirmili yılların Almanya’sından ilginç bir öykü anlatırdı. Gitmek bir haftaymış trenle. Türkiye dönüşü ev sahibesine hediye diye 5-6 kiloluk büyük bir karpuz götürmüş, Breslau şehrine. Karpuzu hiç bilmeyen ev sahibesi çok sevinmiş. Akşam yemeğine büyük bir tencere kaynar suyun içinde bunca zorlukla taşınan haşlanmış karpuzun servisini yapıvermiş.

Bende Alamancılık daha da yoğun. Ondört yaşında Almanya’ya babamla gittik. 1960 ihtilalinden sonra Demokrat Parti milletvekili olarak babam Yassıada ve Kayseri’de hapisten çıktıktan sonra Türkiye’de iş bulamamıştı. Bonn’da beraber dört sene birkaç pansiyonda kaldık. Ben liseyi bitirince babam Türkiye’ye döndü. Ben kaldım. İlk yıllarda patlıcanı kaynatıp üstüne tuz veya şeker ekerek yemeyi deneyen Almanları gördüm… Tüm batı ülkelerinde hor görülen bu milleti sevdim. Komik film ve romanlarda hep “kötü kişi” idi “Alman” o senelerde. Almanya ikinci vatanım oldu.

Tıp fakültesi, uzmanlık ve yan dal uzmanlığı, çalışma hayatı… 1984 yılında askerlik için Türkiye’ye evli barklı bir insan olarak dönüş. Türk vatandaşlığından çıkarılmayayım diye…

Lübeck Tıp Fakültesinde uzman olarak hemodiyaliz ve transplantasyon (kan yıkama ve böbrek nakli) bölümünde çalışırken Kadıköy Askerlik şubesinden bir yazı geldi. Yaş dolayısı ile askerlik yapmaya gitmezsem Türk vatandaşlığından çıkarılacağım yaşa gelmişim. Kürsü direktörü Türk mercilerine bir yazı verdi. “NATO üyesi olarak benim konumumda bir hekimin Üniversitede kalmasının ve araştırmalarına devam etmesinin toplum için daha yararlı olacağı ve Alman vatandaşı olsam askerlik yapmama gerek kalmayacağı.” Türkiye’den cevap: “Askerlik yapmazsa vatandaşlıktan çıkar”. Eşim Frankfurt doğumlu, o da doktor. 1976’da Türkiye’yi görüp çok sevmişti. “Haydi, gidelim” dedi. Türk vatandaşlığından çıkarılmanın bende bir kopukluk yaratacağını anladığını çok sonra bana anlattı. Hekime kısa dönem askerlik yoktu. Onsekiz ay için göç. Niyetimiz askerlik sonu Almanya’ya dönmekti

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s