Merkel, Liderler önemli mi?

Almanya’da Merkel’in veda müziği çalınmaya başladı. Bir büyük “lider” daha tarihe gömülmek üzere. Çok fark edecek mi Almanya için “Merkel’siz” kalmak? Bence hayır.

 

Basit olsun diye bazı süreleri bir lider ile tanımlıyor sonra da o ismi hatırladığımız için biz insanlar yetersiz yeti sahibi olduğumuz için o isimle anıyoruz. Alman tarihinde bunu insan net olarak görüyor. Ne Kohl, ne Bismarck, ne Adenauer ve doğal olarak Merkel da Almanya değil.

 

Bu Çin’de de böyle, Türkiye’de de ABD’de de İngiltere’de de. Hep böyle olagelmiş ve olmaya da devam edecek her kim sekiz veya 10 seneden fazla iktidarda kalırsa kalsın! Ve hep bir insan ile özleştirme kolaylığına, rahatlığına, basitliğine de sığınmışız. Ortak akıl olarak adlandırdığımız süreci biz bazı kişilerle birlikte öğreniyor ve onlara atfediyoruz. Halbuki bazen bir bazen birkaç “ doğal veya teknolojik gerçeğin” bu kişiler daha fazla bilinçli algılamamıza, farkındalığa neden olmuşlar değil mi?  Liderler uzun süreçlerde bakınca neredeyse tamamen önemsiz bir bakış açısına göre. Öyle olmasa böyle zamanın ruhu bir farklı şekilde ortak aklın gelişmesini sağlayacaktı. Özetle biz insanların toplamını bir  gelişmiş mikrop kolonisi  gibi  görmek bile belki mümkün?

 

Güdüsel olarak bu kolaylığa göre davranıp oyumuzu da veriyoruz. Bir lider zamanın ruhunu okuyor ve ondan sonra tek adam haline dönüşüveriyor. Halbuki zamanın ruhunu okurken etrafındakilerle birlikte okuyor. Tek insan olunca da kişisel sapmaları ve giderek artan gücü ile tükeniyor.

 

Yazıyı en iyisi burada bitirmek bu postulat da daha fazla taraftar bulana kadar zaman’da asılı kalsın. Daha fazla beşeri dünya bakışı bilhassa insan şu süreçte Türk olunca ve etrafındaki dikotomiye bakınca insanların kafasını karıştırabilir. Politika falanile ilgili değil paylaşmak istediğim fikir. Onun için yukarda söylediğimi zaman kavramı ile anlatmaya çalışacağım.

 

Yetersiz yetilerimiz ile zamanı yıllar ile tarihlendirerek, saatler ile bölerek değişimleri anlama gayreti içinde yaşıyoruz. Bu arada mizaç veya doğa olarak daha çabuk ve daha yavaş insanlar var. Hatta daha hızlı ve yavaş kültürler.

 

Kafamızca neden ise hızlı iyi ve yavaş kötü olarak algılamıyor muyuz? Bu bizim yaşamda kalma dürtümüz veya sapmamız ile ilgili bir algı – bir önyargı.

 

Daha hızlı olan, daha lafebesi olan, daha yavaş olan, daha dingin ve akıllı olan ise ne yapacağız? Çoğunlukla daha uzun süreçler değerlendirildiğinde zaten bu böyle değil mi? Bireysel bazda daha sakin ve dingin olan daha fazla hoş seda bırakmıyor mu?

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s