Türkçe Düşünmek

Türkçe düşünmek

Keşke alfabemiz daha da basit olsaydı.  Keşke önümüzdeki yıllarda Azerbaycan ile ki,  ilk harf devrimini başlatan ülkedir, diğer Türki ülkelere de patika olacak bir müşterek alfabede anlaşabilsek. Her lisanda düşünülebilir. Birden fazla lisanda düşünebilmek ise daha da iyidir. Türkiye bu açıdan da şanslıdır!

Harf devrimi hakkında düzeyli olarak farklı düşünenler var. Olmasında da bir sakınca yok. Örneğin, sohbetlerini çok aradığım Teoman Duralı hocamız farklı düşünüyordu. Ben de alttaki yazıyı yazmıştım. Dostluğumuz ayni düzeyde  devam etti. Allah gani gani rahmet eylesin. Özlüyorum.

Türkçe düşünmek

Keşke alfabemiz daha da basit olsaydı.  Keşke önümüzdeki yıllarda Azerbaycan ile ki,  ilk harf devrimini başlatan ülkedir, diğer Türki ülkelere de patika olacak bir müşterek alfabede anlaşabilsek. Her lisanda düşünülebilir. Birden fazla lisanda düşünebilmek ise daha da iyidir. Türkiye bu açıdan da şanslıdır!

Harf devrimi hakkında düzeyli olarak farklı düşünenler var. Olmasında da bir sakınca yok. Örneğin, sohbetlerini çok aradığım Teoman Duralı hocamız farklı düşünüyordu. Ben de alttaki yazıyı yazmıştım. Dostluğumuz ayni düzeyde  devam etti. Allah gani gani rahmet eylesin. Özlüyorum.

Bir başka zat da Türkçe düşünülemez gibisinden bir laf eylemiş son günlerde. Bu insanın ismini vermiyorum sonra kendi ismini bulur ve wordpress blogumu kapattıran gibi  uğraştırır. 2015 yılındaki bir yazımdan dolayı engellenen Blog davası  Anayasa mahkemesinde, olay 3 yıl sürer imiş.   Baştan kabul edeyim: Türkçe düşünülemez diyen zat yerden  göğe kadar haklı!    Konuşmasının tüm metnine bakınca o fasit daireler içinde ise o hiçbir lisanda düşünemez.  Dolayısı ile Türkçe de düşünemez. Hayret ettim,  Gözlem bile geçen hafta söylemini ciddiye aldı ve başyazı ile yanıtladı.  Halbuki adamcağız haklı, ‘Allah selamet versin’ temennisinden başka bir şey de elimizden gelmez. 

Alfabe konusundaki 9 Ekim 2019 tarihli yazımdan:

Bu topraklarda okuma yazma oranı % 2.5 iken sonra %10 olmuş, sonra da şimdilerde yüzde 90’lara varmıştır. Arap harfleri ile yazılan Osmanlıca alfabeyi bilenler anında okuma yazmayı unutmamışlardır. Yeni nesil yeni alfabe ile yetişmiştir. Birkaç on yıllık bir kesinti olmuştur ama soykırım lafı bence Alzheimer gibi bu kapsamda, inanılmaz bir abartıdır.

Bambaşka bir soru: o zaman veya şimdi yüzde kaç okuduğunu anlayacak yetiye sahiptir?

“Harf devrimini “ eğer illa bir hastalığa benzeteceksek su çiçeğini öneririm. Ateşli ve akut dönemde perişan eden bir hastalık. Nörolojik belirtileri olabilir, bol döküntüsü de. Genelde selim bir hastalıktır. Başka bir hastalık da doğrusu aklıma gelmedi.

Alfabeler değişe gelmişlerdir. Bilhassa biz Türklerde! Değişim sebepleri dini olmuştur genelde. Türkler bozkırda Göktürk alfabesini kullanmışlar. Budist olunca, Uygur alfabesini kullanmışlar Mani olanlar Mani alfabesi, Azeriler Arap alfabesini , Latin Alfabesini sonra Kiril alfabesi ve Sovyet imparatorluğunun çöküşünden sonra tekrar Latin alfabesi kullanmaktadırlar. Karaman Türklerini vs ilave edersek bu liste daha da uzar.

Arap alfabesi Türk dili için konunun uzmanlarının söylediklerine göre çok uygun bir alfabe değildir. Latince alfabe’ye geçerek de eğer politik bir mesaj verildi ise laik bir Cumhuriyet olduğumuz mesajı verilmiş olabilir. Bu bir dönem ve tekrar geriye döner veya dönmez o apayrı bir konudur.

Almanya’da da Otuz yıllık din savaşı sonunda 1648 de Westphaelische Friede diye bilinen bir barış anlaşması ile sona ermiştir. Daha önce Augsburger Friede ile de 1555 de sulh bulunmuştu. Bu anlaşma için çalışan nesilden sonraki nesil o barışın temellerini, oradan buradan çekiştirince 30 yıllık savaş patlamıştı.

Almanların alfabesi de değişim göstermiştir. Nasıl lisan sürekli değişim gösterirse. Almanya’da da ortaçağdan bir mezar taşını çoğu Alman okuyamaz. Kaligrafi değişmiştir, harfler kelimeler değişmiştir. Gider uzmanını bulur okutursun. Bugün 20 yaşında olan bir insan 1930 lardaki, bir gazete makalesini okusa da tam anlayamaz. Almanya’da da, İngiltere’de de bu böyledir. Sadece uzmanlar bu yukarda bahsettiğim 400 küsur yıl önceki anlaşmaların metnini artık anlayarak okuyabilirler. Lisanların evrilmesi başlığı altında bu değişim hakkındaki fikirleri daha önce de paylaşmıştım.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s