Zeytin Zamanı

 

Ege’de zeytin zamanı. Uzun yıllar bir kilo et eşittir, bir işçi yevmiyesi, eşittir bir kilo zeytinyağı diye bir denklem vardı. Eskiden idi bu! Bu denklem zamanla iyice anlamsızlaştı.

Bir kilo zeytinyağı diğer Akdeniz ülkelerinde  4-5 TL civarında iken, bizde 5-6 TL idi. Yıllardır bu yaklaşık beş TL seviyesini de tuttu. Para değerini kaybetti. İşçi ücreti arttı.  Çok değil bundan 8-9  yıl önce  12-15 TL günlük toplama yevmiyesi iken şimdi bu günlük 35-40 TL civarında.  İşçinin nakliyesi için ödenen para arttı.  Bugün 4.5- 5TL ye zeytinyağını satıyor üretici.  İtalya’da da yaklaşık ayni para ama üretici litre başına destek alıyor.

Ayvalık, Çeşme, Muğla gibi sayfiyesi bol bir yerde iseniz,  günde 50 TL ye toplayıcı bulmak bir nimet. Urla’da 80 TL isteyen bile oluyor!

Şimdi bir kilo et fiyatını da aştı zeytin yevmiyesi.  Bir işçi günde  80- 100 kg ortalama toplasa ve delice ‘den 11-15 kg da bir, bakımlı (aşılı) zeytinden 4-5 kg da bir kilo zeytinyağı çıksa, varın siz hesabedin,  zeytin üreticisinin durumunu.

Tabii sadece toplama ücreti ile ürün olmuyor!   Ürün eşittir ilaç, gübre, sürme, budama, arazinin amortismanı, artı mazot, sulama, sulama tesisinin kurulumu, tamiri, elektrik  ve diğer işçilik ücreti  falan diyerek hesabedecek olursanız, hepten içinden çıkılmaz bir denklem oldu.

ABD deki mazot benzin veya elektrik fiyatının iki mislinden fazlasını ödüyor Türk çiftçisi.

İşçilik ücretine gelince, bir de sanki ayranımız kabardı. Osmanlı hayalleri falan gibi megalo fikirler hepimizin ayağını yerden kesti. Almanya’da işsiz olanlara tarla işi için saate 1 Euro ödenirken bizdeki yevmiye ortada. ABD de tarım işinde Meksika’dan göçmen işçi geliyor.

Amerika Birleşik Devletlerinin Kaliforniya eyaleti Ege yöresine benzer iklimi ile önemli bir tarım merkezi. Fıstık badem toptan fiyatı orada da bizdekinin ayni ama nasıl oluyorsa toptan fiyatının altına bademi buraya ihracedebiliyor ABDli tüccar. Nasıl oluyorsa’nın açılımı tabii devlet desteği. Orada ikibin-beşbin dönüm arasına küçük işletme deniliyor. Bizde ise 200 dönüm iç güveyinden hallice bir zeytinlik. Tabii eğer kıraç arazide erozyon ile mücadele eden bir üretici iseniz, haliniz epeyce daha acıklı. Tarla’da 6 yılda verdiğini zeytin ağacı yamaçta, kepir toprakta veya taşların arasında 20 yılda vermiyor. Tarlada 1000 ağaç ile borderline arazi tabir edilen taş çölü haline gelmekte olan arazide 7000 ağaç aşağı yukarı ayni verimi veriyor.  Hem de işçilik daha meşakkatli.

Azerbeycan’da Hazar kıyılarında yerlere dökülen ve kimsenin toplamadığı zeytinleri görünce şaşırmıştım. Urla’da da durum böyle ve bizim petrolümüz yok!

Bir ülkenin tarımı, o ülkenin bağımsızlığı demektir.

Ne dersiniz?  Yıllardır lider sultasından daha ferah bir seçim kanununa geçemeyen  değerli makam arabalı, korumalı politikacılar ve önemli bürokrat kardeşlerimiz, sanki biz üreticilerin  sırtı ağrımaya başladı gibi bir hisse arada  kapılıyor musunuz?

2 thoughts on “Zeytin Zamanı

  1. ülkemizin zeytin ve zeytinyağ konusunda ihracatta rekabet edecek düzeye gelmesi için
    neler yapılabilir?Halen ihracat yapanlar nasıl başarıyorlar?

    Like

    1. Bir dahaki haftaya 🙂 burada da esasen işçi ücreti ve tanıtımın önemine değinmeye çalıştım. Doğu Anadolu’da zeytinyağı tüketimimiz çok az. Benzer Akdeniz ülkelerinde yılda 15 kg bizde 3 kg.

      Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s