Beyaz Ev Masrafları, Ahlakçılar, Siyaset Bilimciler

 

 

Cemal Tunçdemir Amerika bülteni’nde yazmış. Bizler Yalçın Bayer’in Hürriyetteki köşesinden öğrendik ki ABD Başkanları Beyaz Ev’de oturdukları sürece, tüm özel konukların masraflarını, kendi yedikleri yemekleri, hizmetlilerin ücretlerini kendi gelirleri ile karşılıyorlar:
“ABD Başkanları Beyaz Saray’a kira ödemez ama onun dışındaki her şey maaşlarından kesilir. Beyaz Saray, devletin ABD Başkanı için tahsis ettiği misafirhanedir ve orada 4 ya da 8 yılını geçirmek zorunda olan her aile, kendilerinin ve kişisel misafirlerinin bütün masraflarını kendisi karşılamak durumundadır. Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını Amerikan vergi mükellefleri öder. Geri kalan kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti başkan ve ailesine aittir. Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.”
“Çünkü, ABD bir monarşi değil bir cumhuriyettir ve bu konut da bir ‘saray’ değil bir evdir. Amerikalılar buraya ‘saray’ demiyor zaten, o bizim yakıştırmamız. Washington DC’de ‘1600 Pennsylvania Avenue’ adresinde bulunan dünyanın bu en ünlü evinin adı Türkçeye yanlış şekilde ‘Beyaz Saray’ diye çevrilmiş olsa da aslında İngilizcedeki orijinal adı ‘White House’ yani ‘Beyaz Ev’dir. “

 

Felsefe Bölümlerimiz var. Ahlak malum felsefenin bir bölümü. Kamu Yönetimi Kürsüleri var. Siyaset Bilimciler var.

 

Öğrencilerin bulabilecekleri kısa bir harcama tablosu karşılaştırması ile ahlaken bu konuyu yani önce “Başbakanlık” olarak inşa edilen sonra “Cumhurbaşkanlığı” olan Atatürk Orman Çiftliğinde yapılan binanın giderlerini, bu işin Almanya’da, Fransa’da, ABD de ve Türkiye’de nasıl ele alındığını mukayese etmeleri bizlerin konuyu daha ferah bir şekilde anlama ve irdelememizi sağlamaz mıydı?   Kamu yönetimi kürsüleri de var. Siyaset bilimi kürsüleri var. Biri gider tablolarını kişi başına düşen gelir ile karşılaştırır, birisi ahlak açısından?

 

Tabii bilimsel bir araştırmada Atatürk Orman Çiftliğinin Atatürk’ün şahsi malı olup olmadığının da, Şimdi CHP nin olan İş Bankası hisse senetlerinin de nasıl olup ta bir partinin malı olduğunun, Eski Ulus’taki TBMM binasının da acaba bir zamanlar CHP nin malı olup olmadığının tarihsel açıdan irdelenmesi gerekir. Bu araştırma bizdeki politik ahlak ve anlayışın evrimini de gösterir ayni zamanda. 80 yıl öncesinin, 50 yıl öncesinin ahlakı malum farklı olabiliyor. 80 yıl önce ABD de bir siyahi insanı bir beyaz öldürse bile bu kolaylıkla hasır altı edilebiliyordu. Bugün bir siyahi Başkan iktidarda. Daha da eskiye gidince bir padişahın, kardeşini, vezirini boğdurması, bir kralın bir akrabasının kafasını kestirmesi normail idi bugün değil.

 

Bilmez miyim, böyle bir çalışma yapılmayacak. Kamu Üniversitelerinde yapılmayacak. Çünkü hangi çalışan direkt patronunun harcaması hakkında yazı yazabilir?   Özel, Vakıf Üniversitelerde yapılmayacak çünkü sakıncalı oluverir. Acaba Özel Üniversitelerin bu tür çalışmaları yapabilmeleri için onları da serbest bölgelerde kurmak mı gerek?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s