Eğitim ve Bilim üzerine: Oyunu Kim Kazanır?

Eğtim tabii ki ülkemizdeki en önemli konu, eğlenerek izleyebileceğiniz bir konuşma buldum.

Bir arkadaşım Emin Çapa’nın eğitim ile ilgili bir konuşmasının linkini yollamış. Zayıf buldum ve yarısına kadar izledim. Yanlış anlaşılmasın genel kültürü yerli yerinde bir gazeteci Emin Çapa ve illa birçok insan için izlemeğe değer ama doğrusunu isterseniz bana bir şey vermedi.

Bir şeyler başarmış bilim insanlarının yazdıklarını söylediklerini daha bir ilginç buluyorum bu yaşta artık. Sonra Semih Saygıner ‘in Oyunu kim kazanır  isimli söyleşisinin reklamını gördüm. Hep ismini duyarım bilardo ile ilgili. İzlemeye başladım.

Esas eğitim ve bilim konusunda izlenmesi gereken konuşma bu!

İlgi ile izledim ve bir müzik enstrümanı çalmak isteyen gençlere, bilimde örneğin, evrim bilimde, genetik dalında , matematikte, tıbbiyede veya tarihte, arkeolojide kendini geliştirmek isteyen gençlere de altını çizerek öneririm.Tabii genç sporcular da faydalanabilirler. Bilardo bilmem, Bu yaşamda bu sporla  ilgilenmiyeceğimden de eminim. Bu yazıda Semih Saygıner’in de ismini doğru yazmak için tekrar bakmak zorunda kaldım. “Oyunu kim kazanır” diye yazınca internette çıkıyor. İzlemenizi öneririm.

Saygıner sadece hitabet veya iletişim dalında değil, stand up komedi dalında da kendisini geliştirmiş.  Federasyona karşı bayrak açmış. Birçok genç sporcuya “sen” diye hitabeden saygısız kaba yöneticilere had öğretiyor. Belki birgün bir spor bakanı seyreder ve her federasyon yetkilisinin de seyretmesini sağlar diye umalım.

Doğrusu Urla hakkında olsun, bilimsel çalışma yaptığım veya yapmadığım konularda olsun, yazarken benzer deneyimlerden  yola çıkmıyorum desem yalan olur..

Üniversitelerde ki sadece burada değil, yurtdışında da gördüğüm üniversitelerde de Semih Bey’in yaşadıklarına paralel  şeyler yaşadım. Ancak bir seviyeye gelmiş bir şeyler başarmış insan “kaybedeceğim bir şey yok” diyecek kadar tutkulu ise söylediği laf ağırlık kazanıyor. Başarısız insanın da başarısızlığına kılıf olarak şikayet babında söyledikleri kelimeler başarılı insanın ağzından çıkınca ışık tutabilir hale geliyor, anlam veya bir melodi kazanıyor. Çalışmak diyor Saygıner basitçe. Tarlada bu işe “iş götü var veya yok” derler.  Sevgi tabii önemli. Kararlılık ve kana kana çalışma arzusu yoksa zaten bir şey olmuyor.   Sevdiğin, inandığın işte çalışmak, çalışmak ve bazı deneyimleri aktarmaya çalışmak. “Çalışmaktan başka birşey bilmez, amma da sıkıcı adam bir keyif yapmasını bilmiyor” deseler de çalışmak.  Tabii dinlerken, konuşurken gülümsemek de önemli ama illa çalışmak.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s