Anlayışlı Olmak, Ama Anlayamamak

 

 

 

Genel yaklaşım olarak İktidara- kim orada olursa olsun- hep anlayışlı davranmadan yanayım. Bende olmayan bazı bilgilere sahiptirler diye düşünerek.   On kasımda Diyanet işleri başkanının fesli bir zibidiyi ziyaret etmesi haberini duyunca “dezenformasyondur herhalde” dedim. Ama tüm gazeteler yazıyorlar?

 

Anlayışlı olsam da anlamıyorum ismini bilmediğim ve herhalde artık öğrenmeyeceğim bir Diyanet başkanı nasıl bu ülkeye bu denli yabancı olabilir diye.

 

Sevmeyebilir insanlar Atatürk’ü. En doğal haklarıdır ama bir makamda olunca tüm ülkeyi temsilen hareket edeceksin. Milyonlarca insan Atatürk’e hayran mı bu ülkede? Evet. O zaman neden bir memur onları rencide etmek istesin? Bu Diyanet memuru bunu anlayamamış ise onun tayininden sorumlu zevat neden bir tepki göstermiyorlar? İslamiyet’te hani ruhban sınıfı yok idi?

 

Anlayamıyorum.

 

Hürriyet Basın’ın Amiral gemisi idi. Devlet kredileri ile satıldı. Aklıma takılan soru: alan neden batırmak için uğraşıyor? Anlayamıyorum. Mehmet M. Yılmaz ve Taha Akyol en çok okunan, en dürüst, renk katan, yazarlardı bu gazetede. İkisinin de işine son verilmiş.

 

Anlayamıyorum.

 

Neyse, her şeyi anlamam da şart değil herhalde. Özel sektördür, patronu ne isterse yapar. Beni tedirgin eden tarafı kamu bankasından kredi verilmesi.

 

Atatürk’ün vasiyeti gereğince CHP ye verilerin İş bankası yönetim kurulunda CHP den insanlar var imiş. Buna bir hükümetin itirazında bir mantık var tabii eğer bu hükümet tüm diğer Banka postlarını meclisteki dağılıma ve temsile orantılı bir şekilde dağıtıyor ise.

 

Pekiyi Kamu bankalarının yönetiminde şu an hangi partiden muhteremler var?

 

 

Tek yana ve yöne gidince fasit daire ortaya çıkar. Çok seslilik kısır döngüyü aşar. Ellisini geçmiş, hele politikaya atılmış insanların bunu anlamaları gerekmez mi?

 

Gençler bilse! Bilenler de teker, teker yok olmasa! İzmir’de yaklaşık 30 yıl önce Biosan’ın bir şubesini açtık, Engin Bazmanoğlu,  Hasip Erol, Ülkü Dumlu ve Harun Eskiköy ile  İstanbul’dan gelip. İsmini de Cantıp koyduk. Bir ekol oluştu ama vedalar da başladı. Cantıp sağlık merkezini İzmir’li hekimlerimize 20 yıl önce devredip döndük. Orada radyolog olarak çalışan Dr. Fuat Güldal’ı geçen yıl kaybettik. Geçen hafta da Ürolog olarak çalışan Dr. Salih Mertan amansız hastalığından umudunu kaybedip şakağına bir kurşun sıkmış. Güldal tomografi EMR merkezleri kurdu Barış tomografi ismi ile. Salih Mertan Hastaneler kurdu Dr. Selim Amato liderliğinde, Dr. Serdar Farmaka ve Harun Eskiköy ile birlikte. Serdar, Kadın doğumcu olarak tek başına çalışmayı seçti. Harun, Muhasebe Müdürleri oldu. Rahmetli, Salih de son olarak Gazi Hastanesi Yönetim Kurulunda Başkan idi. Mevla Rahmet eyleye.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s