Aşı ve Olumlu Şeyler

Enis Berberoğlu’nun başına gelenleri empati yapmadan algılayabilmek zor. Esasen olumlu şeyler yazmak için oturdum. Son Carlotta Gall tarafından New York Times makalesinde bizim Suriye sınırına sebat ve başarı ile çizdiğimiz güvenli kuşak övgüsünden yola çıkarak bazı şeylerin çok olumlu geliştiğine değinecektim. 5 milyon insanın mülteci olması önlendi ve yokluk içinde olsalar da en azından can güvenlikleri var.

Oturur oturmaz Enis Berberoğlu cümlesini yazıvermişim. Geçenlerde de  Kelime ve Şiddet diye de benzer moral bozucu olaylara değinmiştim Darp edilen Orhan Uğurluoğlu ve Selçuk Özdağ ayni şekilde insanın zihninde “Nereye gidiyoruz?” sorusunu tedirgin edici bir şekilde canlandırıyor..

Gene olumlu şeylere döneyim veya kendimi döndüreyim.

Aşı olayı ülkemizde çok başarılı bir şekilde uygulanıyor. Tebrik etmek gerek.  Keşke Berberoğlu vakası ve benzer vakalar olmasalar!

Almanya , ABD de yakınlarım, dostlarım var. Urla’daki dostlardan daha sık görüştüğüm. Aşı olayında doğrusu ülkem ile gurur duydum. İngiltere ve Kanada’dan da daha başarılı bir sağlık sistemimiz var. Eğitimin bu kadar yerlerde sürünmesine rağmen. Bunu Anadolu’da olan binlerle yılda acı ile yoğrulmuş bilgelik veya insancıllık ile açıklamaya çalışmak istiyorum. Gerçekten insanımız farklı.  Ama neden ise başarıyı takdir edemiyoruz. Yaşayan insanı yaşarken de ödüllendiremiyoruz. İster istemez kişi kendi yaralarını yaşamaya devem ediyor ve nedbeleri insanın canını acıtıyor. Karamsar kılıyor. Hem sağlık sistemimizi övüyorum hem de kendi geçmişimi düşünüyorum. Ülkeye askerlik için döndüğümde 40.000 diyaliz benim gözetimimde yapılmıştı. İlk on nefrologdan biri idim ve bunlar arasında tüm eğitimini yurtdışında almış olan tek ben idim.Ülkemin tümünde o zaman ancak o kadar diyaliz yapılmıştı. Ülkem benden faydalanmak yerine uluslararası Nefroloji üst ihtisasımı sudan sebepler ile tanımama yolunu seçti ben de tanınan İç hastalıkları eğitimim ile meslek hayatımda  devletten ırak başarılı oldum. Kimsenin umurunda değildi o zamanlar Nefroloji üst ihtisası. Ayni zamanda yasal yolu takibettim ve Anayasa Mahkemesi 30 küsur yıl  beni sonunda haklı buldu. Birkaç bin tl tazminat aldım. Ülkem benden faydalanma yolunu da seçebilirdi. Seçmedi.

Sulu işlerden bahsedince: İzmir’in su baskınları konusunda Yılmaz Ayata’nın yazısı ile bir farkındalığın daha, tekrar ve umarım artık son kez ortaya çıkmasına katkım oldu. Gözlem gazetesini de kutlamak gerek.

Ayata’nın dedikleri o İzsu Genel Müdür Yardımcısı iken dikkate alınsa idi son seller olmayacaktı. Umuyorum artık bundan sonra olmaz. Ayata takdir edilmedi, el üstünde tutulmadı. Belediye’den ayrıldı.  Böyle böyle olumlu işler yapacak kapasitede olanları uzaklaştırıyoruz. Yaralı parmağa işemeyen, ne kokar ne bulaşır tipler daha başarılı oluyor. Bu dönemler zaman zaman değişince de Türkiye ilerliyor.  Sonra biz gene yetiştirip veya yetişip gelenleri hor kullanmaya devam ediyoruz. Hep ayni hatalar. Galiba insan olumlu yazı yazacak iken bile öyle veya böyle yaşlandıkça etkileniyor.  Yaşlanmak böyle bir şey sanki. Darbelerde biçilen gençleri örneğin 46 yaşında idam edilen Hasan Polatkan’ı, Gezmiş’leri, hapislere tıkılanları  anımsıyor. Nasıl bol kepçe harcıyoruz Ya ’rabbim!

One thought on “Aşı ve Olumlu Şeyler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s