Süpermen, Felsefeciler ve Beyin Cerrahları

Süpermen  ve benzer süper güçlü karakterler neden bu kadar seviliyorlar?

Her çocuk veya hatta her insan dünyada yapabileceklerinin nerede ise sınırsız olduğunu hayal eder. Gerçekten kişi yaptıklarının da küçük zerrelerden ibaret olduğunu zamanla anlar.  Süpermen anında hayal edileni ve hatta hayal ötesini yapar! Her kişi zaten  kendi öyküsünün kahramanı!

images-1

Her çocuğun hayal kurarken bilinç altında olan ‘Ölümsüzlük’ de bunun gibi bir hayaldir..  Halbuki kimin ‘ölümsüz’ olacağına ne kadar yırtınsa  birey  kendisi değil,  toplum karar verir. 

Bazı meslek dalları ayakların yerden kesilmesine daha yatkın. Politikacıları artık tedavi ötesi olarak bir kenara bırakalım da iki meslek dalına odaklaşalım isterseniz.  Çuvaldızı kendi mesleğime batırarak başlıyayım ve sonra izninizle ‘felsefecilere’ iğneyi batırayım.

Mesleki deformasyona en yatkın bölümlerin başında  bence  hekimler  ve felsefeciler  gelirler.

Beyin cerrahları  ölüm – kalım, bilinç veya sebze gibi yaşama sınırında çalıştıklarından  ayakları yerden kolayca kesilebilir. Nadiren alçak gönüllü bir beyin cerrahı görürsünüz.

Halbuki tarihe bakınca cerrahlar berber ve çıkıkçılardan gelmişlerdir. İngiltere’de hastanede bugün bile  cerraha Mr.  diye hitabedilir. Dr. titri dahiliyecilerin (hekimlerin)  kullanımındadır.

Ama cerrah bilincini kaybeden hastadan daha fazla ‘bıcak parası’  alır. Daha dramatik iş yapar ve piyasada daha pahalı bir araba ile dolaştığı için bilhassa daha az gelişmiş ülkelerde fiyakası boldur.  Meslek içinde biraz da kıskanarak ‘hekimler’ cerrahlara ‘tesisatçı’ olarak bakarlar.

Dünyaca ünlü beyin cerrahları bile tanıdım, özgüven o kadar tavan yapmıştı ki DNA yani yaşamın anahtarı olan her hücrenin içinde bulunan moleküle bile sadece kimyasal bir yapı gözü ile bakarlar ve yaratılış teorisine inanırlardı.

Felsefecilerde de bu kibir kısmen vardır. Kendilerine ‘Filosof’ bile derler.  İnsanlık tarihinde Eski Mısır’da  ölüm sonrası ile uğraşan din insanlarından sonra hasbelkader – yani coğrafyanın ve yönetim biçiminin de katkısı ile Ege bölgesinde ve Atina’da ilk filosoflar günlük yaşamı anlamaya ve anlatmaya çalışmışlardır. Veya belki de sadece onların çalışmaları günümüze kalmıştır.   Bilim ve gerçeği arama konusunda  bu insanlar topluma ve düşünce dünyamıza ışık tutmuşlardır. Bunlara filosof denir. Filosof: Bilgeliği seven kişi, bilge, bir anlamda kamil insan, yani düşünür.

Lisanımızda  bu iş ile meşgul olana, eğitim ve öğretimde olana FELSEFECİ denir. Matematikçi, fizikçi vs gibi (Ahmet İnam).

Akademisyen felsefecilerin bir kısmı  ‘felsefeci’ lafını  sevmezler.  Matematikçi, fizikçi  yerine örneğin sütçü, semerci, boyacı gibi meslekleri çağrıştırır gibi görürler ve kibirleri zarar görür diye tedirgin olurlar.    Bu kesim de diğer kesimler gibi kendi mesleklerini doğal olarak korumak ve kollamak ve etrafına çit çekmek isterler.

Kendi tarihlerini yazarken: İbn Rüşt gibi, din adamı, hukukçu ve hekimlere, Newton gibi fizikçilere  ve Karl Marx gibi  bugünkü tarife göre ekonomist, sosyolog diyebileceğimiz kişilere ‘filosof’ derler. Yani kendi bahçelerinin çiti içine alırlar.  Felsefeciler  sonra  çelişkiye düşerek  mutlak felsefenin sadece akademik felsefe eğitiminden geçeceğini bile savunurlar. 

Bir tek Darwin’e filosof diyen yoktur. Çünkü biyoloji ile uğraşmıştır. Onun yerine evrim felsefesi tabiri kullanılır. Halbuki altyapısını veren dedesi Erasmus Darwin tam bir doğabilim filosofu idi ve koyu dindar bir çevrede tefekkür yani arkadaşları ile  fikirleşerek DNA yı bile öngördü.    Ayda bir kez arkadaşları ile geç vakitlere kadar  bu konuları konuşturlar, gece eve dönerken önlerini görebilmeleri için dolunayda toplanırlardı. Bu nedenle onlara lunatics ismi de takılmıştı.    

Gelin felsefeciye felsefeci diyelim. Filosof tabirini de halka bırakalım, kime yaşarken veya ölümünden sonra bu tabiri yakıştırırsa yakıştırsın. Kimbilir önümüzdeki yıllarda genetik dalından veya blockchain teknolojisinden ne düşünürler, filosoflar çıkacaklar.   Özet:  Felsefe sadece felsefecilere bırakılmayacak kadar önemlidir, nasıl sağlık sadece  hemşire ve doktorlara bırakılmayacak kadar önemli ise.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s