Parsec, Mutlak Güç, Savaş, Alışkanlıklar 

Eskiden Siriometer ölçüsü önerilmiş. Artık o kullanılmıyor.  Geçerli ünite parsec!  Dünyanın yörüngesindeki çeşitli yerlerden ışık ölçümü ile insanlar kendi galaksimizin dışındaki yıldızlara olan uzaklığını (yörünge içinden: paralax) ölçüyorlar. 30 trilyon km de kimseye bir şey ifade etmediği için üç ışık yılından az fazla olan Parsec  (pc) birimi kullanılıyor. Kabaca ne kadar parlak o kadar yakın.  Tüm bu bilgi son 150 yılda üretilen. Daha önce ‘Gökkubbe’ ve yerin altı ‘cehennem’,  gökyüzü  ‘cennet’ falan gibi tabirlerle idare etmiş insanlık.

PHOTO-2021-11-05-19-26-47

O kadar inanmış ki insanlar bu masallara, aykırı düşüneni sürmüşler ve hatta ölüme  mahkum etmişler. İşte Urla’lı Anaksagoras Evvel Zaman (EZ) 500 de doğmuş. Yıldızlar dünya gibi taş toprak deyince sürülmüş. İşte   otuz yıl sonra doğan (EZ. 470) ve ölüme mahkum edilen Sokrat. O zamanlar Zeus dogması hükmediyor. Yıldızlar tanrı katı. ‘Taş toprak’ demek günah!

Alman Astronomların Yıldız hikayelerini yürüyüş yaparken dinliyorum.

Esasen ‘Okuma!’  yazısından sonra  Konuşma!  diye bir yazıyı aklımdan geçiriyordum.  Yazmanın ön safhası olan konuşmanın iki anlamı var 1. Reklamlarrrrr.   2. Bilgi vermek.  En ilkel şekli ‘Buradayım!’  hem bilgi veriyor, hem de reklam yapıyor. Tabii gelen tehlike karşısında sürüye uyarı olarak önemli!

Birincisi ne kadar az, ikincisi ne kadar fazla olursa, biraz da eğlendirirse makbul olanı.

Yazmak da konuşmanın bir türevi doğal olarak.  İnsanlar bilgi verirken o denli  ego şişkinliği ile uğraşabiliyorlar ve gem vuramıyorlar ki ortaya somut bilgi çöpü çıkartıyorlar.   Aklımda kalan iki felaket deneyim:   bir emekli üniversite hocası ’45 dakikada dünya tarihi’ diye bir konuşma yapacak. 

Haydi bakalım‘ deyip gittim ve pişman oldum gittiğime 55  dakika sürdü. 30 dakika dünya tarihi. Eh, güzel ama 25 dakika da kendi özgeçmişi.. Hangi Fakültede Dekan yardımcısı olduğuna kadar. Bunalım!  İkincisi ise Anaksagoras anlatacak. 15 dakika Anaksagoras 15 dakika kendi yaşamı!

Boşuna sükut altındır dememişler! 

Ukrayna ve Savaş 

Şempanzeler genelde kendi bölgelerinde yaşarlar ve komşu kabilenin bölgesine girmezler. Amma sekize bir (1/8!) üstünlük elde ettikleri an komşu sürünün bölgesinin bir kısmına girip kendilerine çok az zarar gelecek şekilde komşu bölgenin bireylerini dört bir uzuvdan  dört birey tutup vahşice parçalarlar. İşte savaşın en ilkel kökü. Ve mutlak gücün mutlaka yozlaştırması.  Wrangham isimli primat uzmanının konferansını dinliyorum.

Mutlak gücün primatları mutlaka yozlaştırmasının ve savaşın kökü burada, tekrar tekrar hazmetmeli. Yani kendi gücümüze engel koyacak gene de biziz. Koymazsak mahvedene kadar gidecek ve hep altta kalanın canı çıksın diyerek!

Bir yandan çözemediğim şeyleri düşünüyorum.  Ateist ne demek?  Astronomi ile çıktım yola. Astroloji de masalımsı yıldız falı. Nümeroloji,  Kahve telvesi falcılığı  falan gibisinin sayılarla olanı. İyi de neden koskoca insanlar hala  bu çağda Arap ve Yahudi masallarından gelenlerden kendilerini ayırt etmek için  kendilerine ateist derler?  ‘Adem bir masal kahramanı’ falan diyen sanatçıya ‘haşa halkın hislerini rencide etmekten’  savcılık soruşturma açıyor diye mi? Herhalde ona tepki olarak. Hoparlörle ezan okunuyor diye mi?

‘Allah Büyüktür  

 şahitlik ederim ki Allahtan başka ilah yoktur

 şahitlik ederim ki Muhammed sav Allahın elçisidir!

 Haydi namaza, haydi kurtuluşa!’ 

Neden insanlar ezan Türkçe veya Arapça diye kavga ederler? Nasıl güncel hukuki anlamda şahitlik ederler?

Neden insanlar kendilerini Anti astrolojik veya anti numerik diye tanımlama gereği duymazlar?  

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s