JAPON KİRAZI

Doğa ile ilgimiz

Doğu Almanya, Batı ile birleşti ve sonra temizlik harekâtları başladı. Eski bakan De Maiziere, “casusluk yapıyor” diye uzaklaştırıldı. Alman basını atom atıklarından, Doğu Almanya’da, atom bombasının Hiroşima ve Nagasaki’de yaptığından daha fazla kanser ölümü beklendiğini yazdı! Ne kadar az şeffaflık var ise, yöneticiler o kadar kolayına kaçabiliyorlar işin… Anlaşılan bu radyoaktif çöplerin yaydıkları şua ile çevre zehirlenmesi daha onlarca yıl sürecekmiş! 
Dünyada bilinen şeyler var; örneğin ormanın havayı temizlemesi, plastiğin çevreyi kirlettiği, zehirlediği. Atom santrallerinin hangi teknoloji ile olursa olsun riskli olduğu! Hâlâ gazetelerimizde Antalya yöresine atom santrali yapılacağı konusunda yazılar çıkıyor. Bir tepki ise yok. Pet şişelerin yasaklanması için İstanbul Gaziosmanpaşa’da bir belediye başkanı savaş veriyormuş. Vekil vükela ve partilerden bir tavır yok! Tabiata sahip çıkmak çok da zor değil: (Gerekçeleri TV ve basın ile yeterince anlattıktan sonra) plastik poşet ve şişeleri yasaklamak çok önemli bir adım. Şu tarihten itibaren Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında yasaklanmıştır… Fileler ile alış veriş ve iade edilen veya ayrı çöp kutularında toplanan CAM şişeler niçin yapılmıyor? Seçilen üstatların önemsemediğinden, anlamadıklarından mı?
İstanbul’a gelince, yeni çevre yollarını ve gecekonduları göreceksiniz… Çevrede, ağaçlanmaya yönelik (Ankara’da olduğu gibi) derin izler görmeyi beklemeyin. Ağaca saygı, ağacı önemseme hakkında gelin size bir hikâye anlatayım:

Komatsu şirketi yetkilileri Fatih Boğaz Köprüsünün açılışında 1546 adet Japon kirazı ağacını Karayolları Genel Müdürüne köprünün çevresine dikilmek üzere hediye etmişler.
Aradan üç yıldan fazla zaman geçti. Japon kirazının çiçek açmış halini çok severim. Her köprüden geçişimde 1500 kadar Japon kirazı ağacını muhteşem bir şekilde çiçek açmış olarak göreceğim diye bekledim… 1500 ağaç çiçek açınca takriben 100 dönümlük bir yol kenarı pırıl pırıl bir cümbüş olur. İçine birkaç başka ağaçta serpiştirilirse bu köprü kenarında kolayca bir-iki km yolun şenlenmesi demek olabilir. Zaten batı ülkelerinde artık tek tip ağaçlandırmadan ekolojik zararlar nedeni ile vazgeçildi. Birkaç çeşit ağaç bir arada dikiliyor.
Karayolları ise malum, önce bazı şeyleri bir yerden bir yere götürmek üzere kurulmuş bir kurum. Demokrat Parti zamanda en düzgün çalışan kuruluşlardan biri olarak bilinirdi. Özal zamanında, Karayolları’nda çok şeyin çok yere götürüldüğü hissine kapıldı insanlar, özellikle otoyol ihalelerinde.
Kirazları merak edip aradım, Karayolları Genel Müdürlüğünü. Özel kalem ile bağlandım. Genel Müdür sekreteri hanım ilgi gösterdi. Hiç böyle bir şey duymadığını ama araştırıp beni arayacağını söyledi. Aramadı. Bir daha aradım. Aynı sekreter hanım, Genel Müdür Bey ile konuştuğunu ama onun da böyle bir hediyeyi hatırlamadığını söyledi.

Tam vazgeçecektim bir arkadaşım, “Madem bilmek istiyorsun bir de İstanbul Karayollarını ara” dedi; VE, İstanbul Bölge Müdürlüğünde Japon kirazlarının ne olduğunu biliyorlardı! İkinci köprünün Avrupa tarafında gişeleri geçer geçmez sağ tarafa ekilmişler.
Merak bu ya! Gitti, gördüm: iki dönüm kadar yer çevrilmiş. Ve içine 300 kadar Japon kirazı yan yana dikilmiş. Normalde bir dönüme 30-40 ağaç dikilirken buraya sekiz-on misli dikilmiş. Ya bakımı yapılmamış, ya sulanmamış, çoğu da kurumuş. Diğer hediye edilen bin küsur ağacın ne olduğunu bulamadım. Japonlara söylemeli, bir daha bize ağaç, mağaç hediye ederlerse gelip kendileri eksinler, çapalasınlar, gübrelesinler, sulasınlar!
Hem hediye vereceksin, hem de insanlardan çalışmasını, düşünmesini isteyeceksin. Olmaz ki! Bize düz, sobalık odun dağıtsınlar daha makbule geçer. Hem de çiçek açmış Japon kirazı göremedim diye bazı acayip vatandaşlar üzülmezler!

Zamanlar değişiyor; bir dostum Sultan Abdülhamit’in bir hikâyesini anlattı; Sultan, Karadağ Kralına bir zamanlar bir çatana hediye etmiş. Adamcağız Japon kirazı hediye edilen bürokratlardan daha uyanık olacak ki “Benim gücüm yetmez bu çatanayı işletmeye, lütfen her sene şu kadar kömür de yollasın” deyivermiş…1991 de yayınlanan bir yazı..
.. ki bu kapsamda 2007 itibariyle hala yetersiz olmasına rağmen epeyce anlamlı gelişmeler yaşandı..  Hernekadar arabanın içinden doğaya çöp bocalama alışkanlığımız değişmese de – bunun çözümü etkin kanunları çıkartmakta herhalde: örneğin Texas da arabasından dışarı sigara izmariti bile atana uygunulanan ceza 1000,- $

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s