Son on senede sadece 3 kitaptan birden fazla alıp eşe dosta armağan ettim.
Biri Matt Ridley’in Genom, ikincisi Omnivour’s Dilemma Etobur Otobur ikilemi diye Türkçe’ye çevrildi sonra.
Şimdi de Yuval Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabını Türkçe okudum. Sekiz baskı yapmış. Önce acep Musevi dayanışması ve pazarlama becerisi mi diye düşünmedim değil. Kitabın başlangıcı bildik şeyler, sonra epeyce orijinal fikir var. Bence her tarihçi’nin , antropoloğun, felsefe ile uğraşanın okuması gereken bir kitap. Hemen bir kaç tane daha eşe dosta armağan etmek üzere aldım.
Mutfaktaki Sır bölümünde ki gayet güzel yazılmış, buhardan faydalanmayı insanlar neden geç öğrendiler diye soruyor. Isıyı harekete geçirme konusu da 9 yy dan sonra başladı diyor. Oraya bir katkı hemen bilim tarihçisi oğlumdan geldi. Oyuncak türünden aygıtlar eski Yunan’da varmış. Hero bundan 2000 yıl önce aeolipile diye bir alet icat etmiş ama o zamanlar bol sayıda köle olduğundan ateş üzerinden enerjiyi kullanmaya gerek hissedilmemiş.
İngilizcesine de merakla göz atacağım. Türkçe çeviri’de Beşiktaş,İzmir ve İstanbul’dan bahis var, acep çevirideki Türk okuyucuya yönelik başarılı bir uyarlama mı, yoksa orijinali de öyle mi?
Sonuna doğru tam barutu tükendi mi derken orijinal fikirler ile okuyucuyu kitaba bağlıyor. Ben bir gecede çoğunu bitirdim.
Bir mealen alıntı : “yaradılış teorisi ile evrim kuramı arasında bir çekişme var ve evrim ile çalışanların yaşamını zorlaştırıyor yaratılışçılar ama bugün için evrim ne denli haklı ise gelecekte ironik olarak yaratılışçıların haklı olduğu daha bariz olacak, çünkü insan evrimin yaratamayacağı canlıları yaratmaya başladı” diyor.
Ben bu konudan bahsettiği paragrafı okuyunca güldüm. Haklı.
Prozak’tan, dinlere, içten gelen mutluluğa değinmesi de ayrıca güzel. Ben hala Kuğu şarkısında önerdiğim gibi aile başına 2 çocuk, her insan başına bir çocuk hakkı ile dünya nüfusunu tedricen azaltarak bir çözüme varacağımızı umuyorum ama çok zenginleşerek okudum. Sizlere de öneririm.
Sapiens cocuklarima hayata atilmadan once mutlaka okutacagim kitap. Sadece kapitalizm ve hukuk devleti kisminda Hollanda-Ispanya karsilastirmasi pek denk olmamis. Ispanya Kral’inin davasina karsilik, Hollandali tuccarin davalarini karsilastirma denk bir karsilastirma sayilmaz. Hollandali kralin davasi karsilastirilabilseydi daha denk bir mukayese oilurdu. Eee tabi davalarda da taraf malum aile olunca hafif bir sapma olabiliyor. Onun disinda okudukca aydinlandigim bir kitapti. Tavsiye edecegim kitaplarin basinda yer aliyor.
Sevgiler Selamlar Berkay
Pingback: Kral Çıplak: Genetik ve TV haberleri « Mahmut Tolon