Kuraklık

 

 

 

Nasa’ya göre Anadolu’da son 900 yılın en kötü kuraklığı kapının önündeymiş.

 

Neler yapabiliriz?

 

Fikirlerimi kısmen yıllar önce yazmıştım ama belki tekrarlamakta fayda var. Kanal İstanbul’u bir kenara bırakıp kuruyan nehirlerimizdeki tatlı suyu göletlere alıp, ayrıca yağmur suyunun da toprağa girmesi sağlayan bol sayıda gölet yapıp nehir yataklarındaki verimli toprağı da almak gerek. Sonra kalan hazneye denizin genişçe şekilde karanın içine girmesini sağlamak ve nemin en azından Ege bölgesinde Gediz ve Karadeniz de Kızılırmak ile Anadolu’nun içine girmesini sağlamak bir çözüm olabilir. Bu nehirlerin suyunu çoğu zaten Ankara ve İzmir’in ihtiyaçlarına yöneliyor.

 

Bunu en azından etraflıca bilimsel olarak çalışmalı ve tartışmalıyız.

 

Konu önemli, su azalıyor, göçmenler ile de nüfus artıyor, bu nüfus ile birbirimizi yemeye artarak devam edeceğimiz önümüzde müneccim olmadan basitçe görülen kısmı.

 

Batı çipil gözler ile bize “doğu sınırınızı açın, yazık göçmenlere” diyor.   Ve “Batı sınırınızı da kapatın, aman bize gelmesinler” diyorlar. Yani tam “her koyun kendi bacağından asılır” vaziyetleri.

 

Sular konusunda yazdıklarım aşağıda ilgilenen ayrıca okuyabilir.

 

 

https://mahmuttolon.wordpress.com/2013/04/10/akil-insanlar-atom-atiklari-seferihisar-karaburun-kanali/

 

https://mahmuttolon.wordpress.com/2014/01/22/susuzluk-kuraklik/#more-1768

 

https://mahmuttolon.wordpress.com/2014/05/21/ureyelim-arkadaslar/#more-2196

 

Tabii buralarda kısmen daha az nüfustan bahsediliyor, güncel nüfus dünyada 7 milyarın üstünde ülkemizde ise 80 milyonun az altında.

One thought on “Kuraklık

  1. Bu haber, yanlış bir tercüme ve yanlış bir yorumla, (kasten) Türkiye ile ilgili hale konmuş. Bu konuda uzmanlar TV’de Reha Muhtar’ın programında raporun aslını açıkladılar. Kuraklık denilen şey, geçmiş 900 yılda, Yunanistan, Kıbrıs ve Suriye’ye atlayan bir yay üzerinde görülmüş ve Türkiye’yi Güney’inden ıskalamış! Bu tesbit, eski ağaçların halkalarının kalınlıkları incelenerek yapılmış! Yani yarınımızla ilgisi de şüpheli! Gelelim, senin insan nüfusunu yok etme takıntına!Bu Vehbi Koç’tan beri dikkatleri çeken bir kampanya idi! Son zamanlarda biraz gevşemişti. Bu konudaki kompleks self-regulating faktörler iyice anlaşılmadan, sırf inanca dayanan bir yaklaşım içine girmek anlamsız! Aslında, global bir nüfus patlaması tehlikesi söz konusu değil! Tam tersine! Şu anda insan nüfusunu tümden yok edebilecek ölçüde imkanlar zaten depolarda istifli! Gel şu kampanyayı, büyük şehirlerimizde sokaklarda kedi ve köpek nüfusunu besleyerek sınırsız çoğaltıp, insan sağlığını tehlikeye atan diğer takıntılılara karşı yöneltelim. Aşağıda, Moda’da günde 3 öğün sürdürülen kedi besleme ritüellerinden bir sahne ile durumu görelim.Sırf bazılarımızın mastürbasyonu hatırına, sağlığımız elverirse, evelallah bu takıntıya karşı bile dayanacağız!

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s