Farklı Dünyalar, Hitap,Yazı ve Populizm

 

 

Çocuklukta bazı şeyleri belliyoruz ve sonra her kişinin bu bellediklerimizi bildiğini varsayarak zerafetten vazgeçip kabalaşma gereksinimi bile duyuyoruz.

 

 

Dünyada “siz” diye birisine hitap tarihe karışıyor. Artık ilk isim ile hitap yerleşiyor.    Eskiden “kaba saba” diye nitelenecek insanlar politikacı oluyorlar ve daha da “başarılı” .

 

Populizm denilen, elitizmin sonu veya pideleşme denilen olgu etrafı kaplıyor. Hatta ve hatta özür dilemek bir zayıflık işareti olarak nitelendiriliyor. Bana özür dilemek bir güçtür diye öğretildi!

 

 

Ben hala böbürlenen insanı kaba ve böbürlenme gereksinimi var diye değerlendirirken, böbürlenmeyen itiliyor, arka planda kalıyor. Bilim insanları da buna Dunning Krüger veya Downing effekti diyorlar bizim cahil cesareti dediğimize. Bu sayede daha kaba duyarsız olan üste çıkıyor . Nazik olan itiliyor. Yüzsüz olan öne çıkıyor.

 

Hürriyet gazetesinin herhalde başyazarı demek gerek, Özkök bile bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak’tan bahsederken“Yemekte ben ve onun dışında üç kişi daha vardı.” Diye yazıyor ve anlaşılan artık yeni normal bu. Eskiden “O ve ben” yazmamak ayıp idi. Yani kendini başa almak hele hele bir hanımdan bahsederken.

 

Eskiden gazetelerde hatırladığım kadar bu tür” hataları” ütüleyenler var idi.

 

Hata normal hale geliveriyor.

 

 

Bu o denli içime işlemiş ki ben yazılarımda terbiyesiz herifin birinden bahsetmek zorunda kalsam ve sadece ikimiz olsak kendimi ilk yazamam.

 

Bir nezaket, iki nezaket, sonra pat diye doğruyu söyleyince de Alamancı ve kaba yaftası sana yapışıveriyor.

 

Almanya’da baktım yeni bir bankada yazışırken  insanlara “sen” diye ve ilk isimle hitap ediyorlar. Bu “firma felsefesi” imiş. Yaşıtlarıma sorunca “böyle densizler var, ben onlarla iş yapmıyorum” diyorlar. Bazıları da “bir itiraz, iki itiraz artık bu kabalık normal, alışıyor insan maalesef” diyorlar. Artık Sayın  Müdür,  Hocam,  Milletvekili falan kalmıyor ve bunun da “daha iyi ve dürüstçe” olduğu savunuluyor.

 

Sanki daha da iyi, bazı emekli dr, müdür, bakanın emekli olduktan yirmi yıl sonra bu hitabı beklemelerine bakılırsa.

 

Korumalar, ayrıcalıklar kaldıkça ve bunu seçmen ödedikçe ne desen pek farketmez!

 

Ama özür dilememek ve hele bir Hanımdan bahsederken “ben ve o” demek bence kırmızı ışıkların yanmasını gerektiren bir gidişat.

 

One thought on “Farklı Dünyalar, Hitap,Yazı ve Populizm

  1. Mahmutcum, 1. Hanım var, Ilıcak var, ikisini karıştırma…. 2. Yazının geneline hak veriyorum. Almanlar bile ABD usulü sarılmaya başladılar. Hugging sanki marifetmiş gibi.. Burada ise “sen “hitabı, köyün şehire inme hali. Bir de üstünlük ve aşağılama göstergesi. Biz çağ dışı kaldık, aldırma. svglr

    2018-02-18 15:31 GMT+03:00 Mahmut Tolon :

    mtolon posted: ” Çocuklukta bazı şeyleri belliyoruz ve sonra her > kişinin bu bellediklerimizi bildiğini varsayarak zerafetten vazgeçip > kabalaşma gerksinimi bile duyuyoruz. Dünyada “siz” diye birisine hitap > tarihe karışıyor. Artık ilk isim i” >

    Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s