Palamut Bükü Adacığı- Datça, Eylül’de bir Cennet

Palamutbükü

 

Datça’da bir kaç gün geçirdim. Marmaris’ten Knidos’a giden yolu son yetmişli yıllarda arabayla yaklaşık dört saatte almıştım. Şimdi daha sakin kullanmama rağmen olmuş iki saat. Eylül ayında tam bir cennet. Muserol ile, yani Mustafa Erol, (TRT çok sesli korodan emekli olan çok yaratıcı bir müziğin askeri, solfej hocası ve güzel sanatların harcı) ile Urla adaları tekerlemesi üzerine çalıştık. Metin ve notalar artık yerleşti de icrası nasıl olacak Allah bilir. Tutacak mı tutmayacak mı?  Göreceğiz.

 

Eudoksus ve Hipokrat’ın ruhundan kalanı soludum. Ve tabii UKKSA’yı ziyaret ettim. Olağan üstü bir sanat merkezi. Nevzat Metin bir vaha yaratmış. Funda Tarakçıoğlu’nun  heykelleri ile tanıştım. Bu hafta da Zeynep Bozoğlu’nun bir sergisi varmış.

Teoman Duralı “Millet olarak felsefeye yatkınlığımız yok!” dedi geçenlerde. Hiç yatkınlığımız olmayan bir şey : “Adalar”;  elimizde kalana da, sadece bakıyoruz. Beceriksizlik mi desem? Daha ziyade haset galiba.

 

Ne ismini biliyoruz, ne de ilgileniyoruz. Allah bilir, Hazine, Milli Emlak, Orman, Askeriye falan gibi bir kırtasiye ve haset canavarının karmaşık dehlizlerinde boğulup gidiyorlar. Altta Palamut bükü adacığının bir resmi. Karaya yüzme mesafesi.   Buraya bakarak bira, çay içen necip sakinlerden biri de çıkıp 5-10 zakkum dikip, bir can suyu verse, seneye de 3 kez yazın sulasa görüntü farklılaşır. Tam da  zamanı!

 

Yaşam gelip geçiyor hangi birine can dayanır? “Sana ne? Ulan Hıyar!” desem kendi kendime, yeridir. Devletten aldığın  tapulu arazinde ağaç dikerken, Ormanın açtığı 7 adet davayı unuttun mu? Yetmişinde merdiven dayamışsın hala “Devletin adası” hakkında yazı yazıyorsun! Sana ne!

En iyisi gene sanat ve felsefeye sığınmak. Altta Zeynep Bozoğlu’nun bir fotoğraf çalışması, Funda Hanımın bir heykeli, Boris Segiev’in Dervişler serisinden bir heykel, ben Ibn Rüşt ismini taktım. Üstte Palamut bükünde “Tavşan adası” da denilen adacıktan bir görüntü. Ve Urla adaları tekerlemesi.

 

Yedi Ada, Adacık

 

UH! YİPAY, YAPİY HU!

YAPİY HU! UH! YİPAY

 

Uzun, Hekim, Yılan, İncir, Pırnal, Akça, Yassıca.

UH YİPAY

 

Yassıca, Akça, Pırnal, İncir, Yılan, Hekim, Uzun.

YAPİY HU

 

Dokuzdu ikisi yarımada oldu.

Sarı-Uzunca, Karantina-Hastane,

Kaldı yedi ada adacık.

 

UH YİPAY, YAPİY HU!

YAPİY HU! UH! YİPAY

 

Uzun’la Hekim kocaman iki ada

Yılan Gülbahçe’ye saklanmış.

 

UH YİPAY, YAPİY HU!

İncirli, Tavşan, Eşek adası

Akça, Çiçek, Nergis Adası

Pırnallı, Pırnarlı, Pınarsız Ada

Yassıca’da deniz nefis.

 

UH YİPAY, YAPİY HU!

YAPİY HU! UH! YİPAY

 

Kel, Arap, Pita adacık değil, kayalık!

 

UH YİPAY, YAPİY HU!

YAPİY HU! UH! YİPAY

 

FT
ZB

İbn Rüşt (Averoes)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s