Urla Yarımadası Tatil Beldeleri için bir Umut mu?

 

 

 

Yazlık beldeler genelde haklı olarak şikayet ederler devlet bütçesinden sadece kışlık nüfus oranında katkı aldıklarından. Bunun çözümü var artık  bu çağda.

IMG_2534.jpg

Toplam nüfusu 100 bin civarında olan Urla yarımadası yazın bazı günlerde milyon üzerinde insana hizmet veriyor. Gelir 100 üzerinden hesap ediliyor. Zabıtası, polisi, park yerleri, yeşil alanları, kanalizasyonu, alt yapısı on misli izdiham olunca doğal olarak her tarafından çatlıyor. Yazlıkları burada olanların payları, kışın yaşadıkları, ikametgahlarının olduğu yerlere akıyor.

 

Mesele nerenin tatil beldesi olduğunu net bir şekilde tanımlamakta ve sonra bu dengesizliği gidermek istemekte. Tatil yöresinin bu ismi hakketmesi için temizlik, yeşil alan ve kaçak inşaatlar konusunda daha iyi denetlenmesi doğaldır.

 

Urla sahilde bugünlerde kısa bir yürüyüş bile tatil sezonu sona ermesine rağmen çöp toplamanın yetersiz olduğunu gösterir.

 

Urla yarımadası Karaburun, Çeşme Seferihisar’ın en azından Sığacık kısmını kapsayan bir coğrafi alan olarak bir pilot proje başlatmak için ideal.

 

Urla sahil yolu olsun , Çeşme otoyolu olsun, Sığacık yolu veya Bademler yolu olsun basitçe bu yörede oturmayanların araçlarından günde beş TL gibi bir katkı alınıp bu yöredeki belediyelere gelir olarak tahsis edilebilir.

 

Yıllık olarak bu katkıyı yapmak isteyen, bu yolları daha sık kullanan araçlara örneğin 300 TL ye bir elektronik olarak okunabilecek bir pul veya haftalık olana 20 TL aylık olarak kullanmak isteyenlere 50 TL lik bir pul satılabilir. Bu meblağlar İzmir plakalı ama bu yörede oturmayanlara % 50 indirimli olarak düşünülebilir.

 

Tatil yöresinde ikamet edenin doğal olarak herhangi bir ek ödemesi olmaz.

 

Bu yarımadanın girişinde belirli noktalar tanımlanabilir. İsteyen burada durup pulunu alabilir. Almaz ise 24 saat içinde almak ile yükümlü olur. O da olmaz ise bu meblağın 3-4 misli bir ceza plaka’nın kayıtlı olduğu kişiden tahsil edilir. Bunun yasal ve organizasyon açısından altyapısını kurmak , trafik zabıtası ve tahsilat tahminen elde edilecek meblağın yüzde otuzuna mal olur. Ötesi de bu bölgelerin altyapısına, temizliğine harcanır.

 

Tatil beldesinin girişinde bu tür bir noktada harcanacak 10 -15 dakika kişilerin tatil hissini benimsemelerine olumlu bir katkıda bile bulunabilir. Çoklukla gördüğümüz büyük şehir araç kullanma alışkanlıklarını tatilde beraberlerinde getirmemelerine vesile bile olabilir.

İstanbul’da geçen ay deprem oldu ve iletişim 24 saat bayıldı. Demek ki telefon santralleri telefonlaşmada ani birkaç misli artışa göre artışa göre planlanmamışlar. Telefon esas kriz anında gerekli! Şirketler siyasi partilerce bu mantıkla yönlendirilmelidir. Tatil yörelerine hizmet ihtiyacı de yazları sadece birkaç misli değil bazen on küsur misli artmaktadır. İletişim de tatil de partiler üstü bir konulardır. Tatil kısmını gündemde tutmak de bu kapsamda belki en fazla İzmir’in görevi olabilir.

 

Bu proje Urla’nın hemen akabinde Datça, İskenderun için uygulanabilir ve bir kaç yıllık tecrübe ile tüm ülkeye yayılabilir. Problem ortadadır bu kapsamda çeşitli fikirler üretilebilir. Tatil beldesi tanımı  ve buradaki haksızlık anlaşıldıktan  sonra devletin yazlıklara nüfusunun birkaç misli ödenek ayırması gibi. Siz ne düşünüyorsunuz?

One thought on “Urla Yarımadası Tatil Beldeleri için bir Umut mu?

  1. Belediyeler sizin gibi fikir üretme kapasiteleri olan kişileri danışman olarak alsalar , ülke güllük gülistanlık olur. Düşünceleriniz için tebrikler.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s