Kırk’ın hikmeti

 

 

 

Bazı hikayeleri  yerli yerine oturtmak gerek. Tifoid Mary örneğin.  New York’ta yaklaşık 30 ( otuz) yıl karantinada kalan bir hatun.

 

Garibim evlerde yemek yaparmış. Sonra yemek yaptığı evlerde salmonella salgını çıkınca kadını yakalayıp sonunda polis zoru ile gaita örneği almışlar 1900 lerin başında. Yıllar sonra yemek yapmadığı süre başka şeyler yapabileceğini ve kadının kendisinin “zararlı” olmadığını anlamış hekimler.  Küçük bir adada yaşamış kadın karantinada.

 

Bu gün bile bir lokantada yemek yapacaksanız, gidip önce bir doktor raporu alırsınız, salmonella “taşıyıcısı” olmadığınıza dair.

 

Karantina lafı İtalyanca kırk (40)  kelimesinden gelir. Veba zamanında gemileri vs kırk gün tecrid ederlermiş. Neden 40?

 

Allah bilir.  Kırkı çıkmak da, neden  39 veya 41 değil de kırk gün, onu da kimse bilmediği gibi. Mesela  21 günün tıbbi bir dayanağı vardır. Bir yaranın iyileşmesi için geçen süre veya bir alışkanlığı yenmek için gereken süre. Kırk pekiyi neden? İşte öyle çocuğum, her şeyin bir açıklanması yok. Annen “yemeği ye!” deyince de yemeği yiyeceksin

 

İgnaz  Semmelweiss  kardeşimizi bu evdekalmalı günlerde her hemcins öğrenmiştir herhalde?  Öğrenmeyen var ise:  el yıkamanın babasıdır. Lohusalık hummasında ebelerde bu hastalığın çok daha az ama meslektaşları tarafından yapılan doğumlarda çok daha sık olduğunu gözlemledi ve meslektaşlarına ellerini yıkamalarını önerdi.

 

Sen misin meslektaşları küçük düşüren pislik? Vahim bir tepki gördü. Sinir krizleri geçirmeye başladı İgnaz. Bir tımarhaneye kapatıldı ve orada gardiyanlardan dayak yiyip kaptığı bir apse sonunda 14 gün sonra öldü. Daha elli yaşına basmamıştı. Malum loğusalıkta da kırkı çıkmadan dışarı çıkma derlerdi. Çocuklarım için bu süre 1-2 gün oldu.

 

Arada andığım ve ruhuna bir selam yolladığım bir meslektaştır. Nur içinde yatsın.

 

 

Pasteur onun çalışmasını doğruladı ve el yıkama 1860 lardan sonra giderek kabul gördü.

 

Nasıl elinizi yıkayacağınızı biliyorsunuz. Ne kadar? 2 kez “Dandini dandini dasdana, danalar girmiş bostana, kov bostancı danayı, yemesin lahanayı!” söyleyecek kadar!  Hem zihninizi rahatlatır. Bu da geçer ya’hu!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s