Yassıada kararlarının yok hükmünde sayılması

 

 

 

TBMM Başkanının yeni bir kanun teklifi var:

Yassıada’daki

1-Yüksek adalet divanı kararları kaldırılıyor.

2-Adli sicil ve arşiv kayıtları siliniyor.

3-Yüksek Adalet Divanı kararlarına karşı tazminat alma hakkı

veriliyor.

 

 

500 küsur  kişi Yassıada’da “yattı”. Babam da bunlardan biri idi.

İlk iki maddeyi alkışlıyorum.

 

Benzer konumda olan  DP’lilerden benim konuştuğum bir çok   kişi yasada yer alan  3. Madde’nin  ana babalarımızın hatırasına uygun olmadığı konusunda hemfikiriz. Devletten büyük bir kısmı bir şey istemiyor. Bir nevi adı konulmamış bu gecikmiş  “özür” dışında.

 

Trajikomik mahkeme müsveddesi sonunda 46 yaşında asılan Polatkan olsun, Fatin Rüştü Zorlu olsun, Menderes olsun,  işkence sonunda öldürülen Faruk Oktay olsun, tazmini mümkün olaylar değil. Yassıada öncesi ve hemen sonrasında oradaki zulüm nedeniyle ölenlere,  her ne teşhis koyuldu ise de ayrı bir   “şehit vs. türünden özlük hakkı kaybının telafisine gidilebilir. “Haysiyetli” bazı meslektaşların idam öncesi prostat muayenesi hafızalarda!

 

Devletin aczi o denli idi ki, unutulmamalı, ailelerden kısmen kefen parası istendi!

 

Maddi imkanları olmayan bir çok insanın özlük hakları yok oldu ve aileleri perişan oldu. Hakkettikleri “emekli maaşı bile ancak yıllar sonra ödendi. Bunlar için dava yolunu açmak yerine bir yekunda yasa koyan partiler  anlaşırsa, İsteyen birinci derecedeki akrabası alır, istediği yere hibe eder veya kendi kullanır veya hiç almaz vs. Hukuk yolunu açmak bilhassa imkanı olmayanlar için zorluk olacaktır.

 

Dünyada emsal oluşturabilecek örnekler de herhalde incelenmiştir, Örneğin İspanya’da, Portekiz’de nasıl bir yol izlendi? Almanya’da Weimar cumhuriyeti, İtalya’da Mussolini öncesi siyasetçiler için ne oldu? Brezilya’da, Arjantin’de, Şili’de  ne yapıldı?

 

 

1960 daki darbenin  telafi edilemez zararları oldu.  Esas akla gelen “tabii” senatörlerin veya darbecilerin özlük haklarının bu kanun tarihi itibariyle kesilmesi. Türkeş, malum sözcü idi bu darbede. Hükümet işin bu tarafına yaklaşır mı bilmiyorum.

 

Bir diğer konu ise “küçük Yassıada” tabir edilen Sivas’daki kamp.   İş bilmezlikten 60 darbecilerinin siyaseten ve diğer nedenlerle bir araya gelemeyenleri topladığı  Sivas Kabakayazı  “kampında’da 485 kişi “zorunlu misafir” edildi. Burada 55 kadarının yok olmaları (yani “faili meçhul”)  bile bir süre düşünüldü! Bu “kamp” siyasal Kürtçülüğün canlanması için bir odak oluşturdu. Burada da işkence oldu. Benzer yok hükmünde sayma ve adli sicil kayıtlarının silinmesi  yani bir nevi yok hükmünde saymak  veya “özür” burada yatanlar için de düşünülebilir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s