Saf ve iyimser bir tür

İnsanoğlu tüm eblehliğine rağmen  çok iyimser bir tür.

O nedenle de esasen bir açıdan bakınca sevimli. İzin verin eblehlik kısmına açıklık getireyim.

Bunu söyleyince insanlar kızabiliyorlar.

‘Kendin için konuş!’  diyen çıkıyor.

‘Bu kadar da karamsar olma, ümit için bir açık kapı bırak, yoksa seni dinleyen olmaz!’  diyen deç

Hepsi de haklı.  Kendim için de zaten konuşuyorum ve zaten fazla da okuyanım yok.

Bu kadar savaş , bu kadar insanın kendi kendine yarattığı felaket. Gezegeni yaşanmaz hale getirmek. Paranın değerini o denli pul haline getirmek ki, akla  aykırı bir biçimde birikimin hayale gelmeyen şekiller alması.  Sonunda sibercoin denilen kripto paraya bel bağlamak ve Çin’in de o olayı toptan yasaklaması. Akıl ile mantık ile izah edilebilir şeyler değil.

ABD de olsun Almanya’da veya Türkiye’de  biriktirdiğiniz paradan daha az faiz alıyorsunuz. Demek ki her yıl biraz eriyorsunuz. Gençler için   iş bulmak zorlaşıyor. Türkiye’de gençlerin çoğu ya evlenme yolu ile  veya  okuyup  farklı bir pasaport alma derdinde. Müsteşar seviyesine gelen insanlar bile bir şekilde yabancı oturum alma derdinde. Borsa inanılmaz derece düşmüş. Yabancılar paralarını çekmişler.

Türkiye, İtalya, Yunanistan   gene iyi durumda, bir de Suriye’ye Afganistan’a bakın!

Afganistan’da  ‘Yabancı güçler’  savaşa harcadıkları paranın yarısını bir orta sınıf yaratmak için harcasa idiler, örneğin 70 li yıllarda, 80 li yıllarda ülke bambaşka durumda olurdu.  Sürü yüzde biri bir süre takip ediyor. Ama yüzde bir yüzde yirmiye yayılmadıkça anlayamıyor ve hoş geldin anarşi. Bunu demografik olarak bundan 15 yıl önce  yazdığım kitapta izah etmiştim.

Türümüz madiyata sığındı ve şimdi maddiyatı da yok ediyor.  Post madde devrine hoşgeldiniz.

Ama iyimserlik konusuna gelince üstümüze yok maşallah!  Sadece buradakiler değil, dünyadaki insanları çoğunu bir binanın 37. Katından atsanız büyük çoğunluk 3. Kata vardıklarında bile iyimserliğini koruyor.

‘Biraz hızlandık sanki ama bak epeydir düşüyoruz, şimdiye kadar bir şey de olmadı’  diyebiliyorlar.

Bunu bir sohbette bir dostuma söyledim.

‘Bak bu güzel bir anlatım bunu hatırlamalıyım’ deyince de bu yazıyı yazdım.

Yaşlanmak böyle. Borç ile yaşamak böyle. Kazanılan paranın erimesini seyretmek böyle.  Özetle  yaşam böyle.  Lokantalar tıklım tıklım. Eğlence bağımlılığı son haddinde.

‘Felekten bir gün çalmak!’

Peynirin  içine pislik karıştırıp  daha ucuza satmak zor zanaat. En pahalı marka peynirin  alıcısı ise nispeten bol. Böyle gelmiş böyle gider.

Ta ki ‘gitmeyene kadar!’

Gitmeyince ne mi oluyor? Basitçe gitmiyor gari.   Saf ve sevimli bir türüz vesselam.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s