Akhisarlı Yöneticiler Bilmiyor veya Anlamıyorlar

 

 

Umarım “baştan çıkarıcı” başlıktan sonra gelelim yazının içeriğine:

 

Türkmenistan’da anlamak yerine düşmek deniliyor. Anladım diyeceklerine de düştü diyorlar. Alışınca bayağı sempatik bir söylem. Bizdeki jeton düştü gibilerinden.

 

Bu yazıdan sonra bakalım düştü diyen çıkacak mı? Yok canım, çıkmaz. Sakal bırakırsam belki,  halbuki arada yazıyorum aklımdan geçeni de genelde “düşmiyor” galiba.

 

Urla’ da bir zeytin hastalığını yazdım gık yok, Ege’de sıtma diye bir yazı yazdım birbuçuk yıl önce bakınız: maalesef gerçek oldu!  Yunanistan’da bu yıl görülmüş. Burada yazacağım ise farklı, umarım gerçek olur diye yazıyorum ve yazıdan istifade eden yönetici çıkar. Hepimiz de faydalanırız.

 

Bakın önce meramımı anlatmak için birkaç tahmin paylaşayım: 7 milyar insandan sanırım en fazla % 3 ü Akhisar kelimesini duyunca Türkiye’de bir kasaba der. Diğerlerine bu kelime hiç birşey ifade etmez.

 

Seyahat edecek kadar varlıklı olan 750 milyon     kadar insanda bu tanıma yüzdesi  belki Akhisar için çok bonkörce tahmin edersek %15 kadar bile yüksek olabilir ama % 16 değildir.

 

Akhisar’ı bilmeyen köftesini ve Akhisarsporu ney de bilmez. Tanıtamazsan satamazsın. Ziyarete de gelmez.

 

Neden lafı tersten döndürüp bu zümreyi ön plana çıkartıyorum? Seyahat eden hedef kitle o ve ancak o kitle duyup gelirse turizimden para kazanabiliriz de ondan. Annadakis? O zaman zeytinini de, bademini de, köfteni de, tavuğunu da  daha rahat satarsın.

 

 

Akhisar’dan Salihli’ye olan Bintepeler yolunu bir turistik merkez, eski yol boyunca   pansiyonlar, yürüyüş yolları,   bisiklet  gezintileri ve maraton koşuları yapılan bir turizm cenneti olduğunu hayal ediyorum da ondan.

 

Krözus u bilenlerin veya en azından duymuş olanların sayısı ise bu bahsettiğim 750 milyon insan içinde sanırım %50 civarındadır.

Düşüyor mu? Demek ki biz de Krözus u (yani bir zamanlar dünyanın en zengin insanı olarak bilinen Kralı) bileceğiz ki bu yöreyi tanıtabilelim.

 

 

Dur daha bitmedi! Yazının esası geliy kardeş, sabırsızlanma! Şimdi Akhisar’lı bir Onasis var. Bu hedef kitle içinde tanınma oranı  %95 dir, eğer % 97 değilse!   Düşüyor mu?

 

Neden tanınıyor?

 

Sadece bir aralar dünyanın en zenginlerden biri olduğu için değil! Korkarım Akhisarlı olduğu için de değil.   Kennedy suikastından sonra Jackie Kennedy ile nikahlandığı için, Batı dünyasında her kişi tanır Onasis’i! Batı tanıyınca, Japon da tanır, Endonezyalı zengin de.

 

Yani zeytinyağlı saçı olan Akdeniz’li dünyanın en zengin ülkesinin en parlak ve sevilen bembeyaz Başkan’ının karısını nikahladı! Burada dram var, hertürlü hissiyat var. Uyanıyor musunuz?

 

O zaman lütfen “Onasisin evini restore etmek falan iyi de, Akhisarın önce bilmemne yolu, bilmemne salonu , bilmemne evine ihtiyacı var” diye birşey duymayalım artık.   Gari bu konunun önceliğini kabullenelim!   Dönemi bilen birkaç kişi hala hayatta iken, işe başlayın lütfen.

 

Vikipedide Onasis Karataş’ta doğdu diye yazıyor, Akhisar’dan tek kelime yok! Evini restore edin, bir müze yapın , bir parka hemşerimizin adını verin, Vikipedi’de Aristoteles Onasis ismi yanında Akhisar ismi  geçsin!

 

 

Lütfen sadece Türkçe Vikipedide değil, İngilizce ve Almanca Vikipedide bilhassa! Vakfından para bile bulabilirsiniz. Onasis ismi Akhisar ile beraber anılırsa bu reklam açısından, biraz basitleşerek söyliyeyim: aniden Akhisarsporun UEFA kupasını kazanması ile eşanlamlıdır.

 

Düştü mü?

 

 

One thought on “Akhisarlı Yöneticiler Bilmiyor veya Anlamıyorlar

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s