Ceset Ekip Barış Biçmek ve Her Şey Daha Güzel Olacak

 

 

Tahir Elçi’yi tanımadım. Anladığım kadarıyla  “Kürt”. Bana ne kendisini kim nasıl tanımlıyor. İnsan tanımı bana hepten yetiyor. Kendisi eğitmiş proaktif çalışan bir insandı . Şiddet ile öldü.

 

Ne zaman bu topraklara ceset ekip barış biçmeye çalışmanın başarısız olduğunu anlamaya başlayacağız?

 

İstanbul’daki Taksim toplantılarının birinde, bundan yaklaşık 20 yıl önce bir konuşmacı sormuştu salonda oturanlara “kim kendisi veya ailesi politik nedenlerle hapse girdi?”diye. Yaklaşık dört yüz kişilik salonda sadece dört, beş kişi elini kaldırmamıştı.

**

Can Dündar ve Erdem Gül’ün hapsi de üzücü.

**

 

Defaatle, veya defaeten, defalarca  yani bir çok kez demektir çoğuldur. Defaatlerce diye bir kelime yok.  Bir önemli politikacımız  yakıştırıyor. Kendi içinde çoğul zaten.

 

Benden 10 yaş kadar genç yüksek mevkide  olan  bu politikacımız – haydi ismini vermeyeyim, eski  terimleri  kullanmaya  özeniyor. Ben de  gülümsüyorum. Ciddi ciddi üzüldüğüm ve hatta elime pankart alıp gösteri yapacak kadar önemsediğim bir şey ise kedi köpek yemine   “mama” denilmesi. Bu lisanımızın iğfal edilmesi. Yem denilir, yal denilir ve katiyyen, defaeten söylüyorum “mama” değildir.

 

Bu yanlış kullanımın tezahürünü de sokaklarda görüyoruz. Sonra arada bir kuduz vakası oluyor. Birkaç köpek çeteleşip birisini ısırıyor, öldürüyor vs.Kuduz kediden de geçiyor unutulmasın.

 

**

Ukrayna, Rus uçağı, Suriye bombalar, faili meçhuller falan. Haydi gelin üzülelim? Yok ya ‘hu her şey daha iyi ye gidiyor.

 

 

Menfilerin çoğunluğundan müspet bir şey çıkıyor ortaya farkında mısınız?

Herhalde değilsiniz ve değiliz.

 

Tübitak evrimin fiziksel bölümünü algılamasa bile türümüz kültürel olarak evriliyor ve bazı şeyleri anlayıp uygulamaya başlıyoruz. Böylesine yazarak çizerek, konuşarak ve saf tutarak veya saf oluşturmaya gayret ederek. Bunu rakamlarla da netleştiren çıkmış!

 

Der Spiegel dergisine göre Harvard’ lı psikolog Steven Pinker araştırmış : 150 yıl önce devlet savaşları normal iken son büyük savaş 2. Dünya Harbi olarak gerçekleşti. Ondan sonra Kore savaşı , Vietnam falan oldu ama savaş oranları anlamlı azaldı bir tarihsel gerçek olarak.   2. Dünya harbinde yılda yüz bin insana 300 kişi ölmüş.   Şu anda Suriye ve Afganistan’daki ölümlere rağmen bu oran 1.4!

 

1991 de ABD de 9.8 kişi ölmüş cinayetten her yüz bin insan başına yılda. Tüm okul katliamlarına silah çılgınlığına rağmen 2014 yılında bu rakam 4.5 a düşmüş.

 

Alman polisi 2000 yılında 1015 cinayet hakkında soruşturma yapmış, bu rakam 2014 de 624 e düşmüş. Şiddetten uzaklaşmayı öğrendiği gibi düşünmeden şov yapmanın da , hamasetin de çözüme yönelik bir yol olmadığını yavaş da olsa öğrenecek türümüz.

 

Üzülmek isteyince üzülecek şey çok tabii, neden bu  araştırmayı ülkemizde araştırmacı veya gazeteci yapmadı? Neden ben aklıma gelip de araştırmadım? Neden hala yapmıyorum?

 

Tamam, niyet edeyim büyüyünce bu tür araştırmaları ilk ben yapayım. Aklımda birkaç tane var da, artık devlet dairesinden veri bulmak bana zor geliyor. Çok gittim geldim bu yaşamda. Yakınırken Yeşim Levent sağ olsun bana bu rakamları buluverdi. Yarına gari, Türkiye’deki rakamlar neyi gösteriyor kısmına gelebileceğim.

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s