Demokrasi Anadolu’ya Fazla mı?

 

 

 

 

Demokrasi çoğunluğun iktidarı da olsa, azınlığın ve insan haklarının seçilenlerce korunmasıdır.

 

Demokrasi, yani seçim ile kısıtlı bir süre için yönetim bir ihtiyaç olarak

Tanrı- kral- mutlak- hakim   dönemlerinden sonra giderek yaygınlaşıyor.

 

Almanya’ya bakınca:   10. yüzyıldan sonra krallıkların liderleri arasından birisini genelde savaşlar ile seçme çabaları 1806 ya kadar sürdü.

 

Kısmen daha geniş bir toprak hakimiyeti olmasına rağmen bu süreç, bugünkü federal yapının da hala temeli .

 

İngiltere’de savaş olmadan ilk uzlaşma 1215 de Magna Carta ile oldu.

 

Pekiyi, bu durum bizde nasıl gelişti?

 

 

1808 senedi Ittifak. Demek 200 yıldan fazla bir demokrasi çabası var.

 

1839 Tanzimat.     1856 İslahat Fermanı,

1876 Birinci Meşrutiyet

1908 İkinci Meşrutiyet.

Sonra Cumhuriyet ve Serbest ve Terakkiperver Fırka ile demokrasinin ayak sesleri artık giderek artıyor.

1946 DP ve açık oy gizli tasnif seçim.Ve tabii 1950 de gizli oy açık tasnif ile normal bir seçim!

Sonra bildiğimiz dönem 1960 Darbesi ile gelen darbeler dönemi.

 

Tabii bu kapsamda Medine Sözleşmesini (623) de kültürel bir edinim olarak anımsamakta fayda var.

 

  1. Yüzyılda ise 2018 şu açıdan anlamlı artık dijital çağda seçimi yönlendirmek ve oy kaçırmak, hileli oy kullanmaya Cambridge Analitica ile bambaşka bir dijital yaklaşım ortaya çıktı: oy yönlendirmek. Ki adamlar kendileri gizlice alınan filmlerde Ukranya’lı “mankenlerden” tutun da kirli para oyunlarını, kendi tuzaklarına düşerek alenen ifşa ettiler.

 

Şimdi bazı köşe taşlarına bakalım:

  • bireyselleşme yalnızlığı beraberinde getiriyor. Karşıt olarak daha eski olan sürü güdüsü var.
  • Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı beraberinde getiriyor
  • İnsanlar  eşit değil ve eşit olmak da istemiyorlar
  • Belirli bir süre için seçilen lider ile olan yönetim  daha adil oluyor.

 

 

Demek ki seçim, her şeye rağmen sıkı sıkı sarılmamız gereken bir düstur. Belki seçim kanununu daha gerçekçi bir hale getirerek. (“Gerçekçi veya Doğaya uygun seçim kanunu” başlığı ile bu konudaki düşünceleri yazmıştım)

 

Şimdi “bizde demokrasi gerekli mi?” tartışması tekrar ortaya atılıyor. Çin’de bir lider yaşam boyu seçilmiş iken ve Rusya’da bir lider tekrar sonu açık bir şekilde seçilmiş iken. Naçizane fikrim bu demokratik gelişmenin öyle de böyle de ilerleyeceğidir. Bir ailenin veya bireyin yaşam boyu iktidarı her ne kadar dünyanın bir çok ülkesinde olsa da ve daha onlarca yıl devam edecek de olsa bu türümüzün doğal gelişmesine ters düşer ve illa er veya geç aşılacak bir dönemdir. Artık kadın hakları denilen bir gelişme var. Bizde verilmiş. Batıda ise alınmıştır. Yani testosteron egemen bakış açıları artık aşılmaktadır bu dönem onlarca yıl daha sürse bile giderek tüm dünyada aşılacaktır.

 

Bu nedenlerden dolayı uzun vadede optimist olma hakkımız var. Kendi yaşam süremizde ne olacağını kestiremesek bile. Gelişmeler birkaç adım ileri sonra birkaç adım geri olarak oluşuyorlar, her santim kazanç için çaba gerek. Yani demokrasi sürekli çaba ile mümkün.

 

 

 

Not: bu konu ile belki ilgili olarak belki “Türkler Korkak mı?” isimli yazım da tekrar okunabilir.

 

 

 

 

2 thoughts on “Demokrasi Anadolu’ya Fazla mı?

  1. Reblogged this on Mahmut Tolon and commented:

    Bir seçim daha idrak ettik. Adil şartlarla mı yarışıldı?Hayır. Adilce sayıdı mı? Evet.. Daha uzun perspektif ile bakmak gerek. İnce ve Kılıçdaroğlu yer değiştirecekler mi? Göreceğiz.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s