Felsefe’yi kim, hangi lisanda yapar?

 

 

 

Müzikolog var, piyanist, kemancı  vs. vs. gibi müzikçiler, icracılar, virtüözler, sanatçılar var, bir de besteciler var.

Müzik dünyasının içindeki bu çeşitlilik Felsefe’de sanki yok.

 

“Felsefeci” kavramını da benzer bir şekilde daha bir net ayırmak gerek sanki? Felsefebilimci, filosof, düşünür gibi? Felsefebilimci veya öğretmeni kendini felsefe yapmak zorunda veya kutsal kapının bekçisi konumunda hissedince sanki kavramsal bir kargaşa doğuyor.

 

Kutsal kapı ise tabii “filosof” tabiri ki, herhalde kişinin kendini böyle adlandırması yakışık olmayabilir ve “eşyanın tabiatına” aykırıdır.

 

Gülümseyerek ekliyeyim, bu bekçilik görevini memur olarak konuyla ilgilenen “belgeli” “felsefelogflar” o denli ciddiye alıyorlar ki, bir kısmı, kendileri hariç kimseyi o kapıdan içeri bırakmamak için ilginç bir gayret içindeymiş gibi bir görüntü sergiliyorlar.

 

 

Batı dünyasında doktora yapınca Dr.phil veya PhD titrini alırsınız, yani hukuk, iktisat, edebiyat, felsefe, sosyoloji veya herhangi bir dalda “doktor” olunca felsefe doktoru olursunuz.Bir tek Almanlar mühendisleri (Dr. ing ) ve fizik-kimya gibi dalları (Dr.rer.nat) ayırdederler.

 

Felsefe bilgeliği sevmek anlamında bir kelime, Pitogoras zamanından beri kullanılan bir terim. Tekrar edeyim: Alçak gönüllü, konuyla ilgili insanlar “Filosof” etiketini kendilerine yapıştırmakta zorlanırlar. Bu konuda tam tersine, profesör titrini alanlarda ise, ne kadar az derinlik, o denli sık bu yaftayı kendilerine yapıştırma gayretine şahit olabilirsiniz.

 

Hangi lisanla felsefe yapılabileceği konusuna gelince:

 

Göbeklitepe zamanında (Yarımay medeniyetleri), türümüzün, beş milyon temsilcisinin dünyada yaşadığını varsayalım. Bu, yayına hazırlanan bir bilimsel çalışmada da matematiksel olarak da ortaya çıkan (Prof. Daybelge) epeyce gerçekçi bir sayıdır.

 

Beş milyon insan farklı lehçelerin, lisanların gelişmesi için yeterli bir rakam mesela Yeni Gine’de olduğu gibi.

 

Şu an onlarca farklı “lisanın,” Yeni Gine’de coğrafi nedenler ile yan yana gelişebildiğini görebiliyoruz.

 

Lisanların esnekliğini ve bir nesilden, bir nesile nasıl değiştiğini göz önüne alırsak, lisanların nasıl oluştuğunu tahmin edebiliriz.

 

Bu açıdan bakılınca hint avrupa lisanlarının (örneğin Kürtçe lehçelerinin, veya İngilizcenin) ve agglutinative lisanların (örneğin Türkçe’nin) ayırım noktalarından birinin Yarımay medeniyetleri zamanında, Urfa yöresinde veya Hakkari coğrafyasında olmuş olması da kuvvetle muhtemeldir.

 

Özetle, her dil komşu diller ile çok lisanlı bilinç düzeyinde felsefe yapmak için hizmet verebilir, eğer felsefe yapacak insan soyut düşünme, merak ve fikri takip yeteneklerine sahip ise.

 

Kelime yok ise, gerek olunca üretilegelmiştir. Komşu veya diğer lisanlardan anlamlı farklı kelimeleri almak da hep zihin açıcı ve zenginleştirici olmuştur.

 

İlla antik Anadolu ve Atina filosoflarının kelime kelime yazdıklarını ezberleyip, ‘onun tam karşılığı kendi lisanında yok’ diye aşağılık kompleksine de kapılmak olsa olsa trajikomik bir yaklaşımdır.

 

Bunları yazarken bir yandan da bilim, kültür ve felsefe tarihimize damga vuran Latince ve eski Yunanca’ya olan saygımı da  dile getirmek isterim. Uzun yüzyıllar bilim dilleri olarak bu lisanlar batı ülkelerinde bilime yeni pencereler açıp, bilime gerek duyduğu çitleri çekmekte yardımcı olmuşlardır. İletişimin hızlandığı, çok lisanlı  ve çok  kültürlü olarak küçülen dünyamızda umuyorum artık yeni şeyler söyleme, yeni yaklaşımlar sergileme zamanı da gelmiştir.

 

 

3 thoughts on “Felsefe’yi kim, hangi lisanda yapar?

  1. Ülkemizde üniversite sayısı arttıkça proflar, doçentler de artıyor paralel olarak. Ancak dikkat ediyorum tv programlarına hep aynı kişiler çıkıyor. Binlerce profesör varken, biz 10-15 kadar profesörün görüşlerine mahkum oluyoruz. Adamaların veya kadınların düşünce yapısını zaten önceden anlıyoruz. Felsefeci olarak da Caner Taslaman sürekli boy gösteriyor ve o da Prof. Bir de Fatih Altaylı’nın megaloman yaptığı Prof. Celal Şengör ve İlber Ortaylı var. Biri jeolog ama teolojiden, tarihten, kimyadan, psikolojiden vs. her konudan dem vuruyor ve üstat gibi konuşuyor. Ben onun ciddi açığını buldum. Kendisi ateisttir. Eğer karbon, azot, hidrojen ve oksijen atomları bir rada güneş ışığına maeruz kalırlarsa hemen hayat başlar. Yahu böyle deneyler milyonlarca kez yapıldı ve bir kerecik olsun, bir hücre meydana gelmedi. Örneği varsa söylesin. Sonra Darwin görüşlerini açıklarken, genetik bilim gelişmemişti. Canlı hücreyi bir su damlası gibi zannediyorlardı. Ama sonradan her bir hücrenin son derece karmaşık bir yapıya sahip olduğu anlaşıldı. Zar, protoplazma ve çekirdek. Çekirdeğin için de kromozonlar, genler ve DNA, RANAlar var. Bir hücrenin tesadüfen meydana gelmesi imkansız. Bu neye benziyor 1 milyon zar atıyorsunuz hepsi aynı anda düşeş olarak geliyor. Ama bizim Celal Efendi hala evren, insanoğlu kendi kendine 4,5 milyar yılda meydana geldi diyor. Bir de Alan Guth’un enflasyon teorisini de anlamamış. Guth Big Bang’dan önce hiçlik vardı diyor, Bizim prof ise yokluk vardı diye anlatıyor. İkisi çok ama çok farklı. Hiçlikte varlık yok ama potansiyel var, enerji patlamaları var. Yoklukta hiç bir şey potansiyel dahi yok. Tabi bunları Fatih Altaylı’nın düzeltmesi çok zor. O sadece reyting e bakıyor…

    Like

  2. Epeyce ofke duyacaklar ama umarim ustlerine alirlr. Elinize saglik

    iPhone’umdan gönderildi

    Mahmut Tolon şunları yazdı (27 Eki 2018 13:16):

    >

    Like

  3. Sevgili Hocam,
    Sen “filosof” yazıyorsun…
    Ben “filozof” diye değiştiriyorum.
    Zira Türk Dil Kurumu sözlükleri “filosof” kelimesi gibi bir kelimeyi tanımıyor; yok.
    Bilgine sunar, özlediğimi de duyururum.
    Öcal Uluç
    iPhone’umdan gönderildi

    Mahmut Tolon <comment-reply@wordpress.com> şunları yazdı (27 Eki 2018 13:16):

    mtolon posted: ” Müzikolog var, piyanist, kemancı vs. vs. gibi müzikçiler, icracılar, virtüözler, sanatçılar var, bir de besteciler var. Müzik dünyasının içindeki bu çeşitlilik Felsefe’de sanki yok. “Felsefeci” kavramını da benzer bir şe”

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s