Zaman Yok, Ölüm de yok

 

 

Zaman yok deyince, vaktimiz yok anlamını çıkartmayın lütfen, vaktimiz var. Sadece zaman diye bir şeyi aklımızda kurguluyoruz, uyduruyoruz ve ona tapmaya başlıyoruz. Aslında Zaman diye bir şey yok, o bir hayal.

 

Dünyamızda şu an 1452 yılında yaşayanlar var. Dünyayı düz sanan. Dokuzuncu yüzyılda yaşayanlar var idi, dünyanın yuvarlak olduğunu anlamış olan.

 

Taşdevrinde yaşayanlar var şu an dünyada. Dünyası, kültürü ve doğruları o zamandan beri değişmemiş. Eline modern bir cep telefonu alınca al sana zamanda seyahat. Cep telefonu veya motosiklet kullanıyor ama bir taş devri insanı alışkanlıkları ve anlayışı değişmeden.

 

Zaman dediğimiz bazen o denli çabuk akıyor ki “nasıl geçtiğini anlamıyoruz!”

Bazen bir göz açıp kapayana kadar bir ay geçmiş. Bazen bir ömür geçmiş.

 

Bazen zaman duruyor ve geçmek bilmiyor bekle babam bekle. Saatler bir türlü geçmiyor. Aylar, yıllar sanki kurşun gibi ağır. Yavaş çekimdeki gibi.

 

Bazısı bir bilgiyi yangın varmış gibi anında algılıyor ve çok çabuk tepki veriyor. Bazısı anlayıp tam zamanında. Genelde bir olaylar olup bittikten sonra anlamaya çalışıyoruz. Her bireyin zihnindeki gerçek farklı.

 

İnsanın yavaş ayarı var, hızlı ayarı var. “Geç” anlayanı var. Çok çabuk anlayanı var. Çok çabuk anladığını sanıp yakıp yıkan var. Zamanında anlayamayıp bir işi halledemeyenler var.

 

8.Gregor isimli papa 1582 yılında daha önce kullanılan Julien takvimi yılı 365.25 kabul ederken (esasen 365.2422) olduğundan Ekim 4 den sonraki günü Ekim 15 ilan etmiş. Yani o yıl 11 günü yok etmiş. Artık bu Gregoryen takvime göre  bazen 4 yılda bir gün ekliyoruz. Bazen de birkaç yüzyılda peş peşe iki yıl birer gün.

Çoğunluğun kullandığı takvim de bu Gregoryen takvim.. Ama İngiltere bu düzeltmeyi yıllar sonra yapmış. Yapmayanlar da var.

 

 

Bengal takvimine göre yıl 1426. Çin takviminde 4655,Musevi Takviminde 5780 İranda 1398 İslam takvimine göre 1441 Kore’nin Juche takvimine göre 108 yılında yaşıyoruz.

 

Pekiyi zaman bir uydurmaca ise, ölüm de yok mu? Tabii ki yok aslında. Moleküller sadece şekil değiştiriyor, fikirler, sevgiler tüm kainatın bir parçası olma yolculuğuna çıkıyorlar. Korku denilen şey de kalmıyor o zaman. Acı da. Anılarınız da başkalarının aklında kaldığı kadar.

 

Zaman yok ise nasıl oluyor da Üniversite giriş sınavına bir saat geç giden öğrenci bir yıl kaybediyor? Uçağı kaçıran günlerce belki haftalarca bir havalimanında mahsur kalabiliyor? Elektrik 2 saatten uzun kesilince jeneratördeki mazot bitip bazen respiratördeki hastalar ölüyorlar. Demek ki zaman var, vakit de var.

Ve ayni zamanda tek hücreliden,  dahiye kadar tek adım var,  göz açıp kapayana kadar.

 

Vallahi ben de anlamıyorum, bir gariplik var bu zaman denilen olayda.

 

Dipnot: Seçim tahminimde yanılmışım. Yeniden seçim olursa İmamoğlu yüzbin fark ile kazanır demiştim. Çok daha fazlası ile kazandı! Tebrik ediyorum. Türkiye’yi tebrik ediyorum bir dönemeçten israr ile demokrasi ile çıkabildi. Darbeler zamanı da tamamen bitti. Demokrasi kazandı. İnce ayar meselesi ve zerafet önümüzdeki yüzyıllarda gelecektir. Çok sevindirici bir seçim neticesi.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s