Korku ve Açgözlülük

IMG_0087 2

Korku ve açgözlülük arasında gidip gelen yaratıklarız.  Kripto borsasında da ayni hisler geçerli.

Bin TL koysam bir yılda bir milyon olur mu?

 

-Eh,  geçmişte oldu! Neden tekrar olmasın?  Beş bin TL koysam? Oh,  köşe olurum.

 

-Ya kaybedersem? O kadar risk de olacak!

Milli Piyango gibi bir anlamda. Saadet zinciri. Ama arkasında gerçekler de yok değil. Metaverse  örneğin.  Yaşarsak göreceğiz.

Bu açgözlülük ve korku  ikileminin temeline komşulara bakarak karar verdim.  Bir zengin adam var komşu.  Karşıdaki komşular iki Arabistanlı veya Suriyeli hekim  karşıdaki iki evi almışlar duydum. Hepi topu  8-9 kişiyiz. Üç komşum ile de tanışmadım.   İstinasız her birimiz ufak tefek de olsa ruhsat sonrası tadilat yapıyor.  Galiba en fazlasını  karşı komşular yaptı.  Zengin olanı dere yatağına atık su boşaltma borusu bile döşedi.   Bir de az aşağıda bir  Alman-Türk var. Geldiler, tanıştık çok da sempatik bir aile. Koskocaman bir ev.  Adamın birkaç şirketi de varmış Belçika ve İngilterede Almanya’nın yanı sıra. Koskoca da bir Porsche’si var. Belki zengin adamdan daha zengin?  Adam farklı. Eline süpürge alıp yolu süpürüyor! Arabalardan çıkan çamur ve İnşaat pisliği komşuları rahatsız etmesin diye. Deli mi ne?

Herkes inşaat esansında yolu pisletirken o inşaat pisliğini kendi bahçesinde topluyor. Diğerlerinin pisliği her tarafa yayılıyor! Varlıklı insanlar bir işçiye yolu temizletmiyorlar. Kendileri yerleşene kadar gecekondu pasaklılığını müstakbel komşularına yaşatırken rahatsız olmuyorlar.

Çözüm esasen basit ve gelir de getirici. Zabıta inşaat yerlerini denetler. Sokakta pislik olunca ceza keser. Tekrar, tekrar.

Ceza işçi  yevmiyesinden fazla olursa da inşaat sahibi kendi atığını kendi bahçesinde toplar veya komşunun çöp tenekesinin önüne yığmaz.   Alman  Türk de ayni işçiyi çalıştırıyor. Nedense o inşaat çöpünü dışarı atmıyor.  Zengin adamın çöp tenekesi benim tarafımda. Benim çöp tenekemle yan yana. Karşıya yerleşecekler de çöp tenekelerini  edinince , yerleşince gene benim tarafa koyacaklardır  muhtemelen.  Şimdilik karşıdaki kardeşlerin  inşaat çöpü haftalardır  çöp tenekelerinin etrafında. Bahçeleri tertemiz. İşçilerin yemek ambalajları tüm sokakta. Alman’ın işçisi de yemek yiyor! Neden onun çöpleri sokakta değil?

Ülke olarak hangi istikamette gelişeceğimize karar vermemiz gerek. Mesele karar verip takip etmek. Almanya’da bu alışkanlık gökten zembille mi indi sanıyorsunuz?  Basitçe fikri takip ile  alışkanlık oluştu.  Bu kadar göçmen gelirken normali tarif etmek gerek.  Korku ve açgözlülük arasında gidip gelirken az sayıda olan ve abstrakt düşünce sahibi olan hemcinslerimizin saf  tutup bir karar vermeleri gerek. Abstrakt; soyut, özet, fiziksel ya da somut olmayan bir şey olarak tanımlanır. Fikri bir çalışmanın özetidir. Ayıp da soyut bir kavram. Korku ve açgözlülük de ayni şekilde utanmak. İnsan utanan bir yaratıktır eğer o şekilde programlanırsa.

Soyutu nasıl somuta çevirebiliriz? Basitçe!

Ayıp kelimesi bu ülkede nasıl tarif edilecek? Karar vermek gerek.   Ayıp olan bir ev sahibinin süpürge ile yolu süpürmesi midir? Süpürmemesi midir? Süpürmemesi değil elbette. Ama komşusuna rahatsızlık verebileceğinin farkındalığını beklemek gerekmez mi?  Bunu elde etmek istiyorsak  zabıtalar göreve!

İnsanlardan şikayet gelmesini beklemeden. Rutin devriyeler ve emin olun Belediye için yeni zabıta kadroları kar getirici bir etkinlik olur.  Yapılacak iş basit: uyarıp üç gün sonra işçi yevmiyesinden fazla ceza kesmek. Ve bunu sürekli yapmak. Zabıtaya kestiği cezadan gerekirse prim vermek. Rüşveti önlemek elektronik çağda giderek kolaylaşıyor. Denetçileri denetleyerek.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s