Duygulu hayvanlar

Hayvanlar ile ilişkimiz, birbirimiz ile olan ilişkiye benzer.  Bilgi felsefesi açısından birkaç farklı dönemi birbirinden ayırabiliriz:

  1. Hayvanın ve insanın doğa içinde olduğu süreç
  2. İnsanın hayvanı köleleştirmesi (ehlileştirme) dönemi

2.a ) Hayvanın fabrika malı olarak tüketimi

2.b)  Hayvanın evde arkadaş yedeği veya vekili olarak yaşaması, yarıştırılması vs. için genetik değişime uğrayarak kısmen  doğada yaşayamayacak hale gelmesi.

Unknown

3. Duygulu hayvanın giderek anlaşılarak bundan sonraki süreç için insanın kendini değiştirme, eğitme çabasını hissetmesi.

Bu üç safha bilgi felsefesi açısından veya hayvan ile insan temasında epistemolojik kopuş olarak da adlandırılabilir.

Tabii bu üç fazı da algılayabilmek için Evrim bilim açısından bakış önemlidir. Statik dogmalar ile bir yere varılmayacağını anlayacak bir bakış açısı.

İnsan ile hayvanın duygusal yaklaşımını anlayabilmek için nerede ise duygudan uzak bir yaklaşım ile bakabilmek önemli. Yani hayvanlar ile yaşamış olmak, sevmek, ölümüne üzülmek vs. gibi safhaları aşabilecek kadar dingin bir yaklaşım.   Bu dingin yaklaşım olmadan bilim maalesef olmaz ve insanlar duygu kördüğümlerinden oluşan fasit daireler yumağından uzaklaşamazlar.

Sırf değerli okuyucuma konunun önemi hakkında bir fikir verebilmek için Alman istatistiklerine bakalım: bizden istatistik vermek isterdim ama korkarım bu konuda çok güvenilebilecek veri yok.

Dr. Norbert Sachser’ e göre Almanya’da (benzer bir nüfus)  16 milyon ev kedisi, 11 milyon ev köpeği var. (Bizde bu sayılar sokakta yaşayanlara  bakılırsa  sanırım daha yüksektir.)

40 milyon hayvan yılda avlanıyor, yumurtası ve sütü için 40 milyon tavuk ve 4 milyon büyük ve küçükbaş hayvan  bakılıyor.   Yılda 700 milyon hayvan ise eti için kesiliyor. Bizde muhtemelen epeyce daha düşüktür.

¨Balık tüketimi için ise  balık sayısı oradaki istatistiklerde tutulmuyor;  yılda yedi yüz bin ton balık tüketiliyor.¨

 Norbert Sachser 25 yıl  Münster Üniversitesinde Davranış Biyolojisi Merkezinde başkanlık yapmış ve 2020 de emekli olmuş bir hoca.  Hayvan duyguları konusunda dünyada önde gelen isimlerden biri.

Kendi fikirlerimle  başladım, Sachser  hocanın istatistiklerini paylaştım.  Et tüketimi konusunda bundan 45 yıl öncesinin çiftçilik dönemimden aklımda kalan verilerine göre örneğin hindi eti tüketimi Almanya’da ve İsrail ve  Fransa’da   yaklaşık 4 kg kişi başına yılda iken, bizde birkaç yüz gram bazında idi. Biz hayvansal proteini esas yoğurt olarak alıyoruz.  Hayvan davranışı ile ilgili derinlemesine meraklı okuyucum için  eğer aralarında,  benim gibi,  davranış bilimi öğrencileri de var ise, bir de online dergi önereyim: http://www.ethologisch.de. Burada yeni, bilimsel ve eğlenceli gelişmeleri de takip etmek mümkün.  Örneğin  Kakadu’ların Sydney de nasıl çöp kovalarını açmayı öğrendikleri ve çöpün yayılmasını istemeyen sakinler ile  zeki kuşların mücadelesi.

Bizlerin gerek dört bacaklı gerek iki bacaklı hayvanlar hakkında giderek daha fazla  bilgiye sahip olduğumuz çok çarpıcı bir gerçek.  Bu bilgiyi uzun vadede çok faydalı bir şekilde kullanacağımızı da umuyorum. Hele şu bitmeyen savaşları ve seçim itiş kakışlarını bir kolaylayalım.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s